TAŞ KAZAN KAYNADI:
DEVRİMLERİN
BAŞKENTİ TEBRİZ AYAKLANDI!
İran gazetesinin Azerbaycan Türk ulusunu aşağılayan ırkçı tavrının geçen hafta Güney Azerbaycanın çeşitli kentlerinde protesto gösterileri ile karşılanması ardından, Tebrizin yüz binlerce kahraman halkı kendiliğinden oluşan bir hareketle sokaklara, caddelere taştı ve Azerbaycan halkının 80 senedir bastırılan milli haklarını bir daha gündeme getirdi.
22 Mayıs 2006 Pazartesi günü öğleden sonra Tebrizde gösteriler çarşı tarafından başladı ve kısa sürede başka semtlere yayıldı. Çeşitli kaynaklardan alınan haberlere göre, ayaklanma katılımcılarının sayısı 150-200 bin ile 500 bin kişi olarak tahmin edilmiştir. Böylece Tebriz 1980 Şeriatmedari hareketinden sonra en büyük mitingin meydanına çevrildi...
Bardağı Taşıran Son Damla:
Türkleri Acem Dışkısından Beslenen Böceğe
Benzeten Küstah İran Gazetesi
İran devletini resmi haber ajansı olan İran Gazetesi 12 Mayıs 2006 sayısında Azerbaycan Türk ulusunu basın tarihinin en iğrenç milli hakaretlerine hedef alarak, Böcekleşmemek İçin Ne Yapmalı? başlıklı yazı ve karikatürde kutsal Azerbaycan yurdunu tuvalete, Türkleri ise Farisilerin dışkısından beslenen hamam böceklerine benzeterek ırkçı yandaşlarına bu aşağılık parazit yaratıkların soyunun kırılması yöntemlerini anlattı.
Güney Azerbaycanın bütün şehirlerinde özellikle öğrencilerin kınayıcı bildiri ve miting gösterilerine rağmen bu gazete küstahlığına devam etmiş ve devlet tarafından olaya gereken müdahalede bulunulmayınca, hatta Azerbaycan milletine tehditler yağdırılınca gösteriler isyana dönüştü.
Birçok kentte öğrenciler gazetenin kapatılması ve sanıkların yargılanması, Kültür Bakanının özür dilemesi, milletvekillerinin olayı takip etmesi, Güney Azerbaycan Türklüğüne karşı medya ve ders kitaplarındaki kültürel ve sosyal ayrımcılıkların kaldırılması, kimliklerini savunan faallerin serbest bırakılması gibi isteklerde bulunmuş, fakat tecahül veya sert tepki ile karşılaşmışlardı.
Türk düşmanlığını bir daha bu acemi iğrençlikle ortaya koyan Fars Şovenizmine karşı protesto dalgası kısa zamanda bütün kentlere yayıldı:
16 Mayıs günü Urmu Üniversitesinde yapılan 1500 kişilik tahassunda yayınlanan bildiride Güney Azerbaycan milletinin en birincil kültürel ve sosyal haklarından yoksun bırakılması kınanmış, sömürgeci siyasetin son bulması istenmiştir.
Halkın ve öğrencilerin tepkisi Zengan, Gilan, Marağa, Soğukbulak, Binab, Erdebil, Tahran, Halhal, Merend, Kum ve Hemedan gibi kentlerde devam etmiştir.
19 Mayıs Cuma gecesi Urmiyede İran Gazetesi yazıhanesi ateşe verilmiş, halkı demokratik medeni itiraza çağıran bildiriler dağıtılmıştı. Devletin baskılarına rağmen gazetenin kentte satışına karşı ambargo uygulanmış, 21 Mayıs günü, gazetenin kapatılması ve Türkçenin resmileşmesi sloganları atan 200 kişilik bir yürüyüş gerçekleşmiş ve çevik kuvvetlerin sert tepkisiyle karşılaşmıştı.
Aynı gün Güney Azerbaycanın Sulduz kentinde Belediye Meydanında yapılan mitingde aynı kültürel ve medeni taleplerde bulunan topluluk polisin saldırısına uğramış ve göstericilerden bir kişi şehit edilmiştir. Horasan Türkleri Uyanış Örgütü de yayınladığı bildiri ile bu olayları kınadı. Kazvin kenti üniversitelileri ise 400 kişilik ve Miyana kenti üniversiteli ve aydınları 1000 kişilik bir mitingde tepkilerini ortaya koydu.
20 Mayıs Cumartesi günü Hoy kenti merkezinde 8 bin kişilik bir kalabalıkla İran rejimi çevik kuvvetleri yüz yüze geldi. Kalabalık polis tarafından dövüldü, tutuklananlar devrim muhafızlarınca ağır baskılara maruz kaldı.
22 Mayısta Hoy Azad Üniversitesinde tahassun başladı. Öğrenciler rejimin ırkçı politikasına karşı imza kampanyası başlatmıştır...
Tebrizden başlayan ve gerçekleşen Meşrutiyet Devriminin 100. yıldönümünde Tebriz bir daha Paniranist Apartayda karşı milli ayaklanma ile isyanın alevlerine sahne oldu.
Gösteriler saat 15:30da Rastaküçe caddesinde ve Namaz Meydanında başladı. Göstericiler hiçbir ön plan olmadan slogan atarak Doğu Azerbaycan Valiliğine doğru yürüyüş yaptı. Tebrizin diğer tarafında bir sürü öğrenci de mitinge katıldı ve Tebriz Üniversitesi karşısından sloganlar atarak milli hakları savunduklarını dile getirdiler. Geniş halk kitlesi kentin iki tarafını bitiştirirken güvenlik güçleri ve özel kuvvetler protestocuların yürüyüşünü engelledi. İlk yarım saatte kalabalık 50 bin kişiyi aşmıştı.
Siyasi olaylarda önemli ağırlığı olan Tebriz kapalı çarşısı protesto amacıyla kapalı ilan edildiği halde esnaf kendisi de harekete katılmış bulunmaktaydı.
Kentin iki yakası arasındaki bağlantı kesilince Tebrizin merkezinde olan Rastaküçe ve Çarşıya toplananlar Valilik ve Tebriz Kaymakamlığına doğru yürüdü ve Valiliğin karşısında Türkçe sloganlarla itiraz seslerini duyurmaya çalıştı.
Yerli yetkililer sessiz kalırken protestocular güvenlik kuvvetlerinin yönlendirmesi ile Valilik karşısından dağılıp Millibank, Rastaküçe caddesi, Şeriati caddesi ve Emin Üçyoluna doğru istikametini değiştirdi.
Kar İran ajansının haberine göre, itfaiye araçları bir taraftan, jandarma kuvvetlerinin saldırısı da diğer taraftan mitingin şiddete yönelmesine, polisin göz yaşartıcı gaz atmasına ve göstericilerin taşla karşılık vermesine neden oldu. Protestocular Tebrizin Saat Meydanından geçerek Mansur Dörtyolu, Abresan ve Tebriz Üniversitesine doğru yürüdüler. Bu güzergahta da polisle arbede yaşanırken birkaç kişi devlet dairelerini taşlamaya başladı. İstihbarat görevlilerinin kameraları halk tarafından alınıp kırıldı.
Çevik kuvvetlerin saldırısına topluluk taşla karşılık verdi ve motorculara saldırdı. Valilik karşısında rejimin sivil kuvvetleri göz yaşartıcı gaz kullandı, polisin saldırısı sonucu onlarca kişi yaralandı ancak halkın saldırısına karşı gerilemek zorunda kaldılar. İran bayrağı aşağı indirildi. Gösteride devlet mensubu siviller özel mülklere zarar vermeye çalışınca topluluğun tepkisiyle karşılaştı. Ayaklanma sırasında bazı devlet daireleri kimliği belirsiz kişiler tarafından ateşe verilmiş, birkaç devlet bankası, benzinlik ve polise ait araçlar yakılmıştır. Milli Bank ve Parsiyan Bankası ateşe verilirken halk Devlet Radyo ve Televizyonu binasına girmeye çalışmış. Bazı haberlere göre Hamasın devreye sokulduğu saldırılarda havadan halka ateş açılmıştır.
Azerbaycan yaşasın!, Azerbaycan bir olsun, merkezi Tebriz olsun!, Azerbaycan Milleti, çekmez bu tür zilleti!, Karabağ bizimdir, bizim olacak, Türk dili ölen değil, Fars diline dönen değil!, Haray haray men Türkem!, Faşist gazete kapatılmalıdır!, Ölüm olsun Apartayda!, Ölüm olsun İrana! gibi sloganlar atıldı. Anayasanın değiştirilmesi, hükümetin istifası, anadili Türkçenin resmileşmesi, Güney Azerbaycanın milli, kültürel sosyal ve ekonomik sorunlarının giderilmesi göstericilerin sloganları arasındaydı. Azsav haberine göre, saat 22:00den sonra kalabalık sayısının azalmasıyla halka saldırı başlandı. Çatışmaların uç noktası Abresan semti ve Üniversite çevresiydi. Abresanda kalabalığa ateş açılmış ve birkaç kişi yaralanmıştır. Gösteriye katılan birkaç öğretim üyesi de tutuklananlar arasında. Görgü tanıklarının söylediğine göre her yerde silah sesleri duyuluyordu ve birçok kişi polis ve sivil polislerin ateş açması sonucu yaralandı ve görevliler tarafından meçhul noktalara götürüldü. Aynı görgü tanıkları yaklaşık 5 kişinin güvenlik güçlerinin motosikleti altında kaldığından ve ağır yaralandığından haber verdi. Birkaç kişinin şehit edildiğine dair haberler en az 2 kişi olarak kesinleşmiştir. Emniyet güçleri üniversite öğrenci yurtlarına geniş saldırılar düzenlemiştir.
Polisin
saldırısı ve yağmura rağmen gecenin geç saatlerine dek
isyanlar devam etmiştir.
Kimi kaynaklara göre şehitlerin sayısı 5-10 arasında tahmin edilmektedir. Olaylar sırasında 43 yaralı tespit edilmiş ve yaklaşık 300 kişi tutuklanmıştır. Ölen veya yaralananların taşınmasına müsaade edilmemiştir. Tebrizde fiilen sıkı yönetim hakimiyeti altında devlet gece ile olay sırasındaki isyan izlerini yok etmeye ve kenti normal hale getirmeye çalışıyor.
Yorumcular, Devrimden sonra İranda devletin resmi propaganda gösterileri dışında böyle bir muazzam gösteri ve yürüyüşün eşsiz olduğunu vurguladı ve bu gösterileri aslında sadece bir karikatüre itiraz değil, 84 senedir Fars egemenliğinin başlamasıyla İran coğrafyasındaki Türk insanına uygulanan ayrımcılık politikasına tepki olarak nitelediler: Bu ne ilkti ne de son olacaktır.
Tebrizin milli ayaklanması devletin Güney Azerbaycana uyguladığı haber boykotunu kırmak zorunda bıraktı: İran TV-1, istifası istenen Kültür Bakanı Herendinin demeçlerini iki kere yayınladı. Herendi, olayın inceleneceği sözünü vermekle beraber yapılan hakareti önemsiz göstererek tırmanan olayları suiistimalci unsurlara bağladı!
İranın Kar haber ajansının verdiği bilgilere göre, İran İçişleri Bakanlığı Güvenlik Kurulu Başkanı, Tebrizde gelişmekte olan hareketler türü, bir gazete tarafından gerçekleşen hakaretin karşılığını aşmıştır. dedi. Razevi İLNA muhabiri ile söyleşisinde Tebriz halkının yürüyüşünün saat 16:00da başlayıp zamanla daha kalabalık bir harekete dönüştüğünü ve çatışmaya doğru gittiğini açıkladı ve gösterileri yasadışı arbede niteleyerek bastırılması gerektiğini bildirdi.
%6 oyla Tebrizin İran Parlamentosu milletvekili ve Türk düşmanlığı ile bilinen aşırı sağcı Misak dergisi sorumlu müdürü M.H. Ferhengi görkemli olaylarda sadece 1 saat sonra resmi bir açıklamada Biz ağalara daha önce de İran ve İslam karşıtı Pantürkist ve bölücü akımların her geçen gün daha derinleştiğini, bu akımın Siyonist gizli servisi, dünya emperyalizmi ve bazı komşu ülkeler tarafından yönlendirildiğini ikaz etmiştik, fakat kimse uyarımızı kale almadı. Şimdi iş şu noktalara gelmiş ki, binlerce anarşist bozguncu Tebriz sokaklarını arşınlayarak Ölüm Olsun İrana! sloganı atıyor... Aziz İranımızın milli birlik ve güvenliğinin zedelenmemesi namına Tebriz gösterilerinde bulunan Pantürkist unsurlar tek tek yakalanıp idam edilmelidir! dedi.
Tebrizin diğer milletvekili M. Mirtaceddini de, etnik çatışmalar arkasında yine ABD komplosunu tespit ederek(!!) halkı sükunete çağırdı...
İlginçtir
ki, yıllar boyu Azerbaycan-Türk düşmanlığı yapan
Şahçı medya (Kanal 1 ve Pars TV) olayları yine çarpıtarak
sahiplenmeye, İran halkının İslam cumhuriyeti rejimine
karşı ayaklanması olarak göstermeye çabalamıştır.
Tebriz
olayları ile aynı zamanda Güney Azerbaycanın Zengan kentinde
de bir yürüyüş gerçekleşti. Protestocular kimliklerini ve milli
haklarını savunan sloganlarla Zengan Valiliği karşısında
tahassun etti. Böylece 1946da Güney Azerbaycan Cumhuriyetinin yıkılışıyla
bu topraklardan ayrı düşen Türk yurdu Tebrizin sesine ses verdi.
Aynı destek ertesi gün Azerbaycan topraklarından ayrı düşen
Astara halkından gelmiştir.
Güney Azerbaycan kentlerinde dağıtılan bir bildiride ise, 23 Mayıs Salı günü de Güney Azerbaycanın Urmu kentinde Atayi caddesinde İran gazetesinin karşısında saat 17:30dan itibaren bir protesto gösterisi düzenleneceği bildirildi.
İran haber ajansları olayları boykota uğrayıp sessiz karşılarken Urmu yerel televizyonundan kentin kaymakamı halkı sakin olmaya davet etti!
Ayrıca Güney Azerbaycan Milli Hareketi öncüleri 28 Mayıs Pazar günü de bir milyon kişilik Güney Azerbaycan Türkünün katılımı ile Tahranda İran İslam Meclisi karşısında miting düzenleyeceklerini bildirdi.
Hatırlatılmalıdır, 12 Mayıs günü de Tebrizin Sehend Üniversitesinde yüze yakın öğrenci sınırsız açlık grevi başlatmışlardı. Gelecek günlerde birçok üniversitede de aynı olayların yaşanması öngörülmektedir...

Biz, yurtdışındaki Güney Azerbaycanlılar camiası olarak İran rejiminin bu faşist davranışını kınar, şehitlerimize rahmet diler, dünya ve özellikle Türk kamuoyunu Fars şovenizminin cinayetlerine dur demeye, Türk medyasını ise bu konuda duyarlı olmaya çağırırız.
Email: gunaz_of@yahoo.com
(Bu bülten devam edecek)