İran da rejim zorlanıyor

Yıllardır birikmiş olan öfke ve özgürlük
isteği bir anad patlak verdi ve bütün ülkeyi sardı, aslıda
olaylar çoktan başlamiş bir çikiş noktası arıyordu, işte
12 Hazıran seçimleri bu imkani sağladi ve yüz binlerce insan seçimlere
hile katıldıgı gerekçesile sokağa döküdü. İran da
100 yıla aşkınıdr devam eden demokratikleşme, çağdaşlaşma
ve özğür irade ile onlara karşı direnen güçler arasına
bir savaş sürmektedir.
İran çok eski bir devlet gleneğine dayalıdır,
ne varki bu süre içinde demoratik kurallar ve kurumlar gelişmemiş,
bu yönde çalişmalar başarısız kalmıştır.
Şahlık döneminin kapanmasiyle birlikte kurulan İslam cumhuriyeti
Şaha ayiit olan bütün yetkilei Valiye fagih( rehber ve ya yol gösterici)
adi altında topladı ve anayasa o kişiye sınırsız
yetki verdi. Humeyni nin ölümü ile bu yetki daha genişledi, yasama, yürütme
ve yargı organlariyle birlikte radyo, T V ve silahli kuvvetlerin idaresi
fagih in elinde tolanmıştır, oyle ki istediği yasa ve ya
yasa tasarısın gündemden kaldrıyor ve ya gündeme alıyor.
Bu süre içinde bütün siyasi faaliyetler engelenmiş ve siyasi parti ve
örgütler yasaklanmıştır. İşte seçimler dar çerçivede
kontrul altında yapılmış, istenen kişiler kurucular
konseyi tarafinden aday gösterilmiş, halk tarafından seçilmek
istenen kişiler safdışı bırakılmıştır.
Bu yüzden seçimlerin pek bir anlamı yoktur, yalnız Rejim kendini
yasal göstermek için seçimleri önemsiyor ve halkın katılımını
değişik yöntemlerle taşvik ediyor. Son cuhurbaşkanlığı
seçimi bu doğrutuda bir örnektir. İslam cumhuriyeti rejimi halkı
sandık başına çekmek için yeni yöntemlere baş vurdu,
kendi kontrulunda olan T V yi gündeme getirdi ve kısıtlı da olsa
adayların tartişmasina açti, bu taktik milyonlarca insani sandık
başına getirdi. Tatişmalarda hükümetin bütün alanlarda başarısızlığı
dile getirildi ve kurtuluş yolunun seçim olduğu vurgulandı.
İşte seçime katılma oranı beklenmedık bir düzeye vardı
ve Reformcu aday Mir Hossein Musevi nin kazanma şansi çoğaldı,
bu durumda ikinci plan ortaya konudu ve çoktan hazirlanmiş darbe uygulandı.
Darbe yapması gereken her şeyi yaptı, bir
anda bütün yayin ve basina el kuydu, aydın, gazeteci, yazar ve muhalif gürünen
her kesi göz altına aldı, yabanci ajans ne gazetecilerin tümüne yakınını
sınır dışı etti, tel, S M S ve haberleşme
sisteminde ve yürt dışından yayin yapan T V ve radiyo
vericilerine parazit uygulıyarak engeledi. yalniz
halkin direneceğini hesaba katmadı, milyonlar insan ayağa kalktı
ve Liderleri de önüne alarak yürüyüşe geçti, yıllarca birikmiş
kin, nifret ve baskıdan yorulan ve bıkan halk kurtuluşa yönelmişti,
artık durdurulması mümkün değidi. Rejim bir anda kendini çıkmaz
sokakta buldu, bütün diktatorlarin seçtiğini seçti ve elı boş
halka diş gösterdi, Hameneyi Cuma namazında darbe girişimini
onayladı, Ahmadinejad in yeniden seçimini kutladı ve halkı
tehdid ederek Sepah, Besic, koluk küvetleri ve ordu ya, vurma emri verdi, bu
tutum İranda yaşıyan halklar arasında hayal kırıklığı
yarattı, artık seçimle demokratikleşme ve Ayetullahlar
tarafinden kurulan ve yönetilen sistimden kurtulmak mümkün değildir.
Rejim hayali bır düşman yaratarak, ülke çapında cereyan eden güsterileri
dış güçlere bağliyor ve bastırmayı haklı gösteriyor.
İran da yaşıyan değişik dil. Kültür ve yüreye sahıb
olan insanlar bu gerici ve çağ dışı rejimle idare edilmek
istemiyolar. Artık yeter diyor, sokağa çıkarak boş elle
silshlara karşı mücadile ediyorlar.
İran da günlerdir cereyan eden ve ardı
kesilmiyen gösteriler Tahranin kuzey bölgelerinden aşağı yoksul
bölgelere yayılmakta ve tabana inmektedir. Gösterilerde kadınlar ön
saflarda yer almış, bir çok sosyal, siyasal ve iktisadi hak ve
hukuktan mahrum kaldıkları için düzene ve rejime karşı
koymaktalar. Dini kurallara dayalı rejim 30 yıldır kadınları
aşağılamış sanat, spor ve diğer alanlardan uzaklaştırmıştır,
bu yüzden özellikle eğtim almış iş bulamıyan ve
sokakta baskı gören kadınlar kurtuluş için rejimin değişnesini
istiyorlar.
Sokak gösterileri kısa ve ya uzun sürede genel
greve dönüşmez, rejimi petrol gelirleriden mahrum birakmaz, ise kısa
sürede başari şansini kaybeder, yok olmaz ama geri çekilerek yöntem
değiştirmek mecburiyetide kalır. Başka taraftan rejim bir
takım refomlar başlatarak zaman kazanmaya ve hareketi saptırmaya
çalışacaktır. Yalnız İran da sular kolayca durulkıyacak
ve 12 Haziran dan önceki düzen rahatlıkla sağlanmıyacaktır,
zira dini ve özellikle mezhabe dayalı rejim vatandaşlık hakkı
ve evrensel insan hakları beyannamesi değil kendi kurallarına öncelik
veriyor ve ouygulamayı bir dini görev ve vazife sayir. İran da diğer
bir sorun değişik ulus, din ve mazhablarin bir arada yaşamasıdır.
Bütün insanlar eşit vatandaşlık hakkına sahib değilerdir,
o yüzden sekular rejim ve politik yapı kaçınılmazdır.
Uniter devlet yapısı ve siyasal güç ve imkanlarin bir yerde
toplanması geniş İran topraklarıda yaşıyan bütün
insanlari temsil etmemektedir, bu yüzden yapısal değişim
gerekmektedir...
Dr. M. Hossein Yahyai
Mhyahyai@YAHOO.SE