[Güney]
Azerbaycanın Dini ve İnançsal azınlıkları ekstra bir ayrımcılığın
kurbanları
Urumiyedeki
4 Alevi mahpusun durumları ile bağlı rapor
Azerbaycanda
"Goran" ve "Ali Allahi" adlanan Ehl-i Hak (Alevi) inancına
mensup dört kişi Urumiyenin merkezi hapishanesinde zor koşullar
altında tutulmaktalar.
Alevi
köyü olan Üçtepe (Miyandoab-Koşaçay) ahalisinden, Sehend Ali
MUHAMMEDİ (Muhammed oğlu), Bahş Ali MUHAMMEDİ (Muhammed oğlu),
İbadullah KASIMZADE (Kubat oğlu), Mehdi KASIMZADE (Kubat oğlu)
Ateşbeyli tarikatına mensup olup Ekim 2005te Üçtepe köyünün
ahalisinden bir grubu ile güvenlik güçleri arasında çıkan silahlı
çatışma sonrasında tutuklanarak yargılanmış ve
idam cezasına çarptırılmışlar.
Olayların
gelişmesi
2004
yılında kendilerinin baskı altında tutulmaları ve ayrımcılığa
maruz kalmaları hakkında yazılı açıklamalar çoğaltıp
yayan Ehl-i Hak (Alevi) köyü Üçtepe ahalisinin bazıları güvenlik
kurumlarının tepkisiyle karşılaşmıştır.
Söz konusu yazılı açıklamalar Urumiyenin İmam Seccat askeri eğitim merkezinde Hüseyin
MUHAMMEDİ isimli 19 yaşında er rütbesinde bir Ehl-i Hak askerin
komutanları tarafından şiddetli eziyetlere maruz kalmasının
üzerine yayılmıştı. Askeri merkezin komutanlarından
birisi diğer erlerden Hüseyine eziyet etmelerini istemiş, ayrıca
Alevilerin yaşam tarzı ve özel ilişkileri hakkında gerçeklik
dışı iddialarda bulunarak kendisine ağır hakaretlerde
bulunmuş ve katlanılmaz ruhi baskılar uygulamıştır.
Sözü
edilen yazılı açıklamaları imzalayan beş kişi o cümleden
Seyf Ali ŞİRİ, Sultan Ali ve Hüseyin MUHAMMEDİ (Sultan Ali
oğlu) 2005 yılının baharında birkaç ay İTTİLAATın
(İstihbarat Bakanlığı) Urumiye il merkezi tutukevinde
tutuklu kalmışlardır.
Azerbaycan
Siyasi Mahpuslarını Müdafaa Komitesinin (ASMEK) sözcüsü Ali Rıza
CAVANBAHT aynı dönemde Urumiyenin Şehirçayı semtinde bulunan
Urumiye İttilaatının
tutukevinde gözaltında olduğunda olayların nasıl geliştiğini
şahsen Hüseyin MUHAMMEDİ ve Seyf Ali ŞİRİnin
dilinden duymuştur. Seyf Ali ŞİRİ ayrıca soruşturma
esnasında İttilaat (İstihbarat Bakanlığı) görevlileri
tarafından işkence yapıldığını ve görevlilerce
kendisine ve ailesine ağır hakaretler edildiğini anlatmıştır.
ASMEK sözcüsü ayrıca soruşturmacılarca cesaretlendirilen
gardiyanların bu mahpuslar ile nasıl uygunsuz davrandığına
bizzat tanık olmuştur.
Bu
tutuklular geçici olarak tahliye edildikten sonra Sultan Ali MUHAMMEDİ
tarafından Ehl-i Hak inancı hakkında bir kitapçık yazılıp
çoğaltılarak yayılmıştır. Bu kitapçığın
yayılmasının sonrasında onlara uygulanan baskı daha da
artmış ve bunun akabinde ise güvenlik güçleri ile tarikat (Alevi
inancına bağlı Ateşbeyli tarikatı) mensupları arasında
çatışma çıkmıştır. Bu silahlı çatışmalar
sırasında altı kişi o cümleden Sultan Ali MUHAMMEDİ ve
Seyf Ali ŞİRİ güvenlik güçlerince öldürülmüştür. Ağır
yaralı olan Mehdi KASIMZADE tutuklanmış; Sehend Ali MUHAMMEDİ,
Bahş Ali MUHAMMEDİ, İbadullah KASIMZADE çatışmalardan
sonra kendilerini teslim etmişlerdir. Bu üç kişinin söylediğine
göre, onlar yetkililerin soruşturmalardan sonra kendilerini serbest bırakacakları
ve bölgenin huzur ve güven ortamını bozmayacakları teminatı
karşısında kendilerini teslim etmişler.
İdam
Hükmünün İndirgenmesi İhtimali
Mahpuslardan
birisi, kendilerini teslim eden üç kişiye verilen idam hükmünün Ülke
Yüce Divanı tarafından indirgenebileceği hakkında ASMEKe
bilgi vermiştir. Fakat aynı bilgilere esasen çatışmalarda
yaralı olarak tutuklanan ve bu yaralanma olayı kendi aleyhinde kanıt
olarak kullanılan Mehdi KASIMZADEnin hükmünün indirgenmesine bir umut
yoktur.
Ayrıca
elde edilen bilgilere göre, yapılan incelemelerde polis albayının
ölümüne neden olan merminin Üçtepelilerin silahlarından değil güvenlik
güçlerinin kendi kullandıkları silahlardan ateş edildiği
ortaya çıkmıştır.
Urumiye
Merkezi Hapishanesindeki Uygunsuz Durum
Güvenlik
güçlerince ayağından kurşunlanan Mehdi KASIMZADE kurşunun
ayağından çıkarılmasından sonra hala yürümekte
zorluk çekmektedir. Kendi söylediğine göre yapılan işkencelerin
de etkisi ile ayağı iltihap etmiştir. Bununla birlikte
hapishanede kol kemiği çatlayan Sehend Ali MUHAMMEDİ gerekli tıbbi
müdahale görmediğinden tam olarak iyileşmemiş hala ciddi
sorunlar yaşamaktadır.
Urumiyenin
merkezi hapishanesinden aldığımız bilgilere esasen; sadece
bu dört inançsal mahpus hapishane yetkililerin eziyet ve ayrımcılığa
maruz kalmamaktadır. Farklı suçlardan hapse düşen inançsal azınlıklara
mensup başka tutuklular da aynı baskıları görmekteler.
Onlar ayrıca hapishane görevlilerince tahrik edilen tehlikeli mahkûmlar
tarafından eziyetlere maruz kalmaktalar.
Sehend
Ali MUHAMMEDİ, Bahş Ali MUHAMMEDİ, İbadullah KASIMZADE ve
Mehdi KASIMZADE 31 Ağustos 2006da yazdıkları bir mektupta
Urumiyenin "Güldanlı" köyünden olan Mevlakulu MUHAMMEDİ
isimli bir Alevi mahpusun hapishanenin 3 Nolu öğütevinin sorumlusunca
eziyet edildiğine değinmişler.
Bu
dört kişi ayrıca 20 Ekim 2007de altı sayfalık bir mektup
yayınlayarak geçmiş 29 yıl içinde (1979 devriminden sonra)
Alevilerin (Ehl-i Hak - Goran) İran İslam Cumhuriyeti tarafından
haksızlığa uğradığını bildirmişler.
Söz konusu mektupta Azerbaycan Alevilerin Tahran yönetimi eli ile
katledilmesine, toplumsal ve kültürel faaliyetlerine müsaide edilmemesine, üniversite
ve yüksek eğitim merkezlerine alınmamalarına, askeri merkezlerde
eziyet ve haksızlığa uğradıklarına ve farklı
nedenlerle uygunsuz davranışlara maruz kaldıklarına değinilmiştir.
Onlar bu mektupta dini öğretilerine göre evlerinin dışında
yapılan yemekleri yemediklerini ve hapishane yetkililerince ailelerinin
kendilerine yemek getirmelerine müsaide edilmediğinden uzun süreler aç
kaldıklarını ve dolayısıyla çok zayıfladıkların
da ifade etmişler.
Bu
mahpusların üçü, Kum kentinde Gonabad Dervişlerine yapılan
saldırılar ile bir zamanda (10 Şubat 2008) 20 gün İttilaatta
(İstihbarat Bakanlığı) tecritte tutulmuşlar ve ancak ölüm
orucuna başladıktan sonra Urumiye hapishanesine geri gönderilmişler.
(Mehdi KASIMZADE ayağındaki enfeksiyondan dolayı tecride konulmamıştır).
Bu tutuklular ayrıca hapishanenin durumuna da itiraz etmişler.
Hapishaneyi ziyarete gelen makamlar ile görüşme imkânı bulmamak,
bazı koğuşlarda AIDS ve Hepatit dâhil olmakla farklı bulaşıcı
hastalıkların bulunmasına rağmen yeterli sağlık ve
temizlik önlemlerin alınmaması, tehlikeli ve ruhi dengesi yerinde
olmayan mahkûmların siyasi ve inançsal tutuklulara zarar vermeye tahrik
edilmesi onların itiraz nedenlerindendir.
11
Aralık 2006dan beri Urumiye hapishanesinde tutuklu bulunan Azerbaycan
milli faali, üniversite öğrencisi Hadi HAMİDİ ŞAFİK
son günlerde bu dört Alevi mahkûma haklarını aramakta yardımcı
olduğundan ve onlara destek verdiğinden dolayı hapishane
yetkililerinin baskılarına maruz kalmış ve bir hafta tercide
konulmuştur.
Azerbaycanın Dini ve İnançsal azınlıkları ekstra bir ayrımcılığın
kurbanları
Goran,
Ehl-i Hak ve Ali Allahi adları ile de anılan Azerbaycanın
Alevi toplumunun sayısı hiçbir zaman tam olarak belirlenmemiştir.
Onların birçoğu baskı ve ayrımcılıktan kurtulmak
için kendi inançlarını gizlemek zorunda kalmaktalar. Azerbaycan
Alevileri Güney Azerbaycanın
her tarafına dağılmışlar. Verilen bazı gayri resmi
istatistiklere göre Batı Azerbaycan, Doğu Azerbaycan, Erdebil, Zencan,
Hemedan, kazvin, Kum, Merkezi, Tahran, Kürdistan (Kurve ve Bicar) ve Kirmanşah
(Sungur) illerinde yaşayan Alevi Türklerinin sayısı iki milyona
yakındır.
Yönetim
tarafından ayrımcılığa tabi tutulan inançsal azınlıkların
sadece Aleviler olmadığını belirtmekte fayda vardır.
Ayrımcılığa
maruz kalan başka bir grup da Batı Azerbaycanda Urumiye, Hoy,
Salmas ve Piranşehirde (Hana) ve Erdebil ilinde Nemin, Halhal ve Enberan
bölgelerinde yaşayan ve nüfüsları da 400 bin civarında olan
Azerbaycanın
Sünni Türkleridir. Azerbaycanın
Sünni Türkleri ekonomik, kültürel, toplumsal ve siyasi ayrımcılıklara
maruz kalmaktalar.
Sünni
Türkler birçok kez dini okul açabilmek için yetkililere başvurmalarına
rağmen hiçbir zaman bu izini alamamışlar ve takipçiler ise dış
ülkelere bağlanarak tutuklanmakla tehdit olunmuşlar.
Güney
Azerbaycanda inançsal mahpusların sayısı çok fazla olmasa da
nüfusları küçümsenmeyecek kadar çok olan inançsal azınlıklar
toplumsal ve ekonomik sorunlarla karşı karşıyadır. Bu
bir hâldadır ki onlar başka Azerbaycanlılar gibi dil ve kültür
ayrımcılığına da maruz kalmaktalar. Son yıllarda
milli faaliyetlerden dolayı tutuklanan Azerbaycanlı aktivistlerin içinde
Sünni ve Alevi Türkler de az olmamıştır. Güney Azerbaycanda
dini ve inançsal azınlıklar ekstra bir ayrımcılığın
kurbanlarıdırlar.
Bütün siyasi ve düşünsel mahpusların özgürlüğü dileği
ile
4 Mart 2008
Azerbaycan Siyasi Mahpuslarını Müdafaa Komitesi - A S M E K
Sözcü: Ali Rıza CEVANBAHT
quluncu@gmail.com