EBÜLFEYZ ELÇİBEY BÜYÜK ŞAHSİYET VE BÜYÜK LİDERDİ.

Türkan Abbaslı Elçibəylə birgə
Azerbaycan Türklerinin unutulmaz şahsiyetlerinden biri olan Ebülfeyz Elçibeyle tanışlığım orta ikinci sınıfta okurken olmuştu. Bir gün şimdi Türkiyede yaşayan Sevil İrevanli halam bana çok güzel bir sürpriz yapacağını söyledi.
Bu konuşmamızın üzerinden iki-üç gün geçti. Bir sabah halam beni uyandırıp; hadi kalk bakalım bu gün sana yapacağım sürprizi öğreneceksin dedi. Halamın bu hoş haberini duyunca heyecan karışık bir sevinçle yataktan fırladım. Doğrusu, bu gün beni neyin beklediğini düşünürken içim-içime sığmıyordu. İçimde öylesine garip bir his vardı ki, öylesine mutluydum ki, sanki yaşayacağım o anı bir ömür boyu unutmayacaktım.
Hislerimde yanılmamıştım. O tarihi gün ve o an gerçekten de benim en güzel anılarımdan birine dönüştü. Hala da o anları hatırladıkça gurur duymaktayım.
Halamın beni getirdiği yer bir konferans salonuydu. Genellikle çocukların sıkıldığı böyle yerlerde nedense ben hiç sıkılmıyordum. Böylesine muhteşem bir salonda olmam aslında bana gurur veriyordu. Amcamlardan ve halamlardan aldığım vatanseverlik duygularıyla hep böylesine yerlerde olmayı hayal ediyordum. Konferans başladı saatler geçiyordu. Birkaç konuşmacı bir bir kürsüye kalkıyor konuşup yerlerini alıyorlardı.
Fakat halamın sürpriz dediği şahsiyet hala sahnede görünmüyordu. Ama birden konferansı yöneten kişinin yüksek sesle şimdi sözü Azerbaycanın vitse- prezidenti, tanınmış siyasetçi Abulfeyz Elçibeye veriyoruz diye ilan etti. O an kalbimin duracağını ve neler his ettiğimi hiçbir kelime ile anlatmam imkansız. Halamın söylediği o ender şahsiyet karşımdaydı sanki nutkum kurumuştu. Her zaman televizyonlardan izlediğim, anlatamadığım nedenlerle gerçekten çok sevdiğim Abulfeyz baba ( ben küçükken saçları beyaz olduğu için ona dede derdim) kürsüye yaklaştı. Konferans salonundaki insanlarla birlikte öyle bir alkışlıyordum ki, sanki benim ellerimin sesini her ketsen çok duyulmasına çalışıyordum.
Ama bu son değilmiş sürpriz ilerdeydi. O tarihi konuşmasını bitirdikten sonra toplantıyı kapalı ilan eden Ebülfeyz Elçibey kürsüden inerek yavaş adımlarla insanlar olan tarafa yaklaştı. Ve işte o zaman her kes ona çiçekler veriyor, resimler çektiriyordu. Konferansta bilmediğim bir sırrı da öğrenmiş oldum. Meğerse halamla Ebülfeyz Elçibey cenapları tanışıyorlarmış. Halam ona yaklaşınca çok sıcakkanlılıkla samimi görüştüler.
Kısa bir sohbetten sonra halam resim çektirmek istediğini söyledi. Önce diğer çocuklar halam ve ben çektirdik. Daha sonra her halde bakışlarımın doğmalığından beni fark edince kim olduğumu sordu. Halam kardeşimin kızı dedikten sonra, hiç beklemediğim bir şey oldu. O nur yüzlü insan birden beni kucağına aldı, yüzümden öperek ismimi sordu. Ben de Türkan efendim deyince çok güzel bir adın varmış diye tekrar yüzümden öptü. Fotoğrafçıya işaretle, bu küçük kızla resmimizi çek, sonra da bu resimden ona da bana da bir tane ver dedi. Daha sonra bu hoş duygu ve unutulmaz anılarla herkesle görüşüp salondan ayrıldık
O zamanlarda neler yaşadığımı şimdiye kadar unutamıyorum. O gün hem de Elçibeyin doğum günüymüş Sınıf arkadaşlarıma ve herkese bu anı anlatmaktan bıkmıyorum. Çünkü Ebülfeyz babayı çok seviyordum. Şimdi de o sevgiyi kalbimde gizlice hissediyor ve bu toprak böyle büyük bir şahsiyet yetiştirdiği için vatanımla gurur duyuyorum.
24.06 07 Turkan Abbaslı. (öğrenci)
Bakü Azerbaycan