VAHİD AZERBAYCAN TV YAYINA BAŞLADI

Ceyhun Musayev Gazeteci yazar. Azerbaycan. Bakü.

  Sevil İrevanlı Bibliyoğraf Türkiye. İstanbul.

      Vahid Azerbaycan TV’de ilk olarak yayınlanan “İNAM” proğramı bir ilki olusturdu ve çok   başarılıydılar. Bu vesile ile bütün ekibi Azerbaycan’dan ve Türkiyeden bir izleyici olarak kutluyoruz  

                      “Güven” duygusu kendine güvenerek yaşamanın verdiği bir duygudur.. Kendilerine güvenerek yola çıkan ve Azerbaycan’ın bütünlüğü uğrunda mücadele eden bize güvenin diyen Babek Azer’i ve Eluca Atalı’yı da kutluyoruz. Azadtribun sitesinin kurucusu ve imtiyaz sahibi hukukçu Babek Azeri Azerbaycan Türklerinin güvenini mutlaka kazanacaktır. Kendine güvenen milletine de güvenir.  Aynı grubu temsil eden Asif Ata ocağının manevi evladı gazeteci yazar Eluca Atalı da bize güvenin “Her şey inamla başlar her şey inamda biter diyor.  

      Milli ve manevi değerlerimize sahip çıkan bu ekibin hazırladığı “İnam” programının kalıcı olacağına inanıyoruz. İtiraf etmek gerekir ki, bizim her gün methiyeler söyleyen kokuşmuş sözcüklerden usanmayan magazin televizyonumuzdan çok-çok farklıydı. Doğrusu ilk açılışı heyecanla bekliyordum. Saat milleri döndükçe, tarihin çarkı da dönmekteydi. Azerbaycan milli Marşı seslendirildi, üç renkli bayrağımız dalgalanırken M. E. Resulzade görüntüleri göksümüzü kabarttı. Bu sahne tek kelime ile muhteşemdi. İkiye bölünmüş Azerbaycan’ın sembolü olarak iki ekiz kule görüntülendi. Güney ve Kuzey Azerbaycan’ın sembolü gibi görünen bu ikiz kulenin bir gün bütünleşeceğine “Bütün Azerbaycan” olarak başkentinin Tebriz olacağına inanıyoruz.  Azerbaycan Demokratik Cumhuriyetinin ilk kurucusu M. E. Resulzade F. H. Hoylu, Babek ve önderimiz Ebülfeyz Elçibey görüntülenirken, Türkiye Cumhuriyetinin ilk kurucusu M. K. Atatürk’ü, Enver Paşa’yı, Nuri Paşayı, Kazım Karabekir Paşayı, Şeyh Şamil’i, Alparslan Türkeş’i, KKTC Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş’ı, Kırım Türklerinin efsanevi lideri Mustafa Cemiloğlu’nun ve da görüntülerini görmek hepimizin isteği idi.

      Fakat bu eksiklik Türk büyüklerinin görüntülerini henüz bulamadıklarından kaynaklanıyordu. Aslında milli televizyon böyle olmalı, birinci yenilik buydu. Bu ilki Babek Azeri Bütün Azerbaycan televizyonunda gerçekleştirdi. Çünkü Türkiye’de Cumhuriyetin ilk kurucusu M. K. Atatürk olduğu gibi, Azerbaycan’da da Azerbaycan Demokratik Cumhuriyetinin ilk kurucusu M. E. Resulzade olmuştur.

      Babek Azeri önemli bir mesaj vererek gelecek bizimdir diyor. Gelecek kendine güvenenlerin kendine inananlarındır diyor. Asif Ata “ocağının” manevi evladı olan Eluca Atalı ise Asif Ata felsefesinin layıklı bir devamcısı olarak milletine ve vatanına inamla hizmet etmek yolunu seçti. Bu şerefli yolda talebelik arkadaşıma, dava arkadaşıma başarılar diliyorum.

      Mücadele yolu her zaman zor olmuştur Bizim kuşak bu zorlu yolları aşmayı başardı. Çok az kaldı başaracağız. Bizimle bir olan dostlar mutlaka başaracağız.

      Programı izlerken asrın başlangıcında 1920 Azerbaycan Demokratik Cumhuriyetinin ilk yıllarında Azerbaycan aydınlarının ve siyasilerinin o cümleden, ”Müsavat Partisi”nin Milli Mücadele önderi ilk Cumhurbaşkanımız M. E. Resulzade’ni hatırlamamak elde değildi. Bolşevikler ilk Azerbaycan Demokratik cumhuriyetini devirdikten sonra, Azerbaycan aydınlarının muhacir hayatı başlamıştı. Muhacirler özellikle Türkiye’ye başta olmakla İsveç’e, Finlandiya’ya, Paris’e gitmek mecburiyetinde kaldılar. Yurdumun mücadeleci ve fedakar insanları bir lokma ekmek için değil, Azerbaycan’ın bağımsızlık mücadelesini vermek için gitmişlerdi.

      Yurt dışına sadece para kazanmak için gidenler, Anyaları ,Sonya’ları, Tamara’ları yanlamak için gidenler yalnızca, Türk milletinin adet ananelerine değil, Türk milletinin yurt dışında imajına da lekedirler. Siyah bir leke. Ne mutlu ki, yurt dışında giden bizim kuşak, para kazanmak için değil, farklı bir yönde, Türk milletinin tarihini, Türk kültürünü, Türk musikisini, tarihi abidelerini ve ahlakını tanıtmak için gidiyorlar. Bu amaçla yola çıkan bütün Güneyli Kuzeyli Azerbaycan Türklerini ve Türkiye Türklerini sizlerin simasında tebrik ediyorum.

      1918’den Azerbaycan aydınları ile başlayan muhacirlik 1993 yılından sonra bizim kuşağın da talihine acı izler bıraktı 14 yıldır muhacir hayatını sürdürmekteler. 1993 tarihinde Milli mücadele Önderimiz Ebülfeyz Elçibey’i deviren Bolşevikler değil, Sovyetler Birliğinin sadık yandaşları olan içimizdeki Mankurtlardı. Tanıdığım bütün dostlarım ve dava arkadaşlarım vatandan uzaklarda, bin bir çile ile mücadele vermekteler onun için, başaracağız diyorum. Dostlar birleşerek ele-ele vererek başaracağız.

      Grupta yer alan “Musavat Partisi”nin Stokholm Temsilcisi ve Kuzey Azerbaycan Milli demokrat kuvvelerinin temsilcisi Ali Ağayev haklı olarak, Azerbaycan Demokratik kuvvelerinden konuşurken, Beşerin en büyük zaferi demokrasidir dedi. İlk Azerbaycan Demokratik Cumhuriyetinin de zira, Azerbaycan’da kurulduğunu vurgulayan Ağayev, Azerbaycan’da kurulan Demokratik Cumhuriyetin Doğuda kurulan Avrupa tipli ilk Demokratik cumhuriyet olduğuna işaret etti.

      Azerbaycan Demokratik Cumhuriyeti Doğu aleminde özellikle Türk ve İslam dünyasında sonsuz etkilere sahipti. Bu amaçla devrim yapıp, demokratik cumhuriyet kurmak isteyen doğu halklarına da bir örnekti. Dolayısıyla Azerbaycan örneğinin tüm dünyaya yayılma tehlikesi ortaya çıkmıştı ve bunu engellemek için de Eski Sovyetler Birliğinin başta Vladimir Lenin olmak üzere kurucuları olan komünistler harekete geçti. 28 Mayıs1918’de kurulan ilk Azerbaycan Demokratik Cumhuriyetini Bolşevik-Taşnak birlikleri 28 Nisan 1920’de devirdiler. Azerbaycan Demokratik Cumhuriyeti devrildikten sonra “Musavat Partisinin liderleri yurt dışına dağıldılar ve  Azerbaycan Milli Hareketi uğrunda mücadele ederek, “Kafkasya”, “Prometey”, “Turan” gibi dergiler yayınladılar. Ali Ağayev 1918’de olduğu gibi 1993 yılında yurt dışına muhacir olarak giden soydaşlarımızın İsveç Stokholm’da çok büyük işler yaptığına deyindi. Müsavat Partisini başkanı ve üyeleri ile bir araya gelerek Avrupa’da Demokratik kuvvelerin ve Avrupa’da Musavat Partisi’nin bürosunu açmayı hedeflediklerini de belirtti. Ali Ağayev’e bütün bu çalışmalarında başarılar diliyoruz.

      “İnam” Programında yer alan Demokratik Dünya Azerbaycanlıları Kongresi’nin (DDAK) üyeleri olan ve hususi gruptan Timur Eminbeyli, Gönül Hasanlı ve Yaşar Muganlı vardı. Timur Eminbeyli daha önceleri de Babek Azeri ile omuz omuza mücadele vererek, Vahid TV  haber merkezinin programlarını sunmuştur. Timur Eminbeyli de konuşmasının başlığında  Azerbaycan Milli Demokratları dediğimiz zaman M. E. Resulzade’ni unutmamalıyız diye söze başladı. Timur Eminbeyli Azerbaycan diasporasını yurt dışında geniş bir şekilde yürütmek için buradayız dedi. Yurt dışında yaşayan soydaşlarımızın Azerbaycan’daki soydaşlarımızla aynı zamanda Türkiye’de olan kan kardeşlerimizle ikili Diaspora faaliyetlerini yürütmemiz gerekiyor. İster 1915 tehcir isterse de 15 yıl önce yapılmış “Hocalı katliamı”nı bütün dünyaya ispat etmemiz için teşkilatlanmanın çok gerekli olduğunu vurguladı. Timur beyin konuşmalarına katılarak söylemek isterim ki, yurt dışında faaliyet gösteren komşularımız olan Ermeni diasporasının yurt dışındaki faaliyetlerinden ders almamız gerekiyor. Ermeniler diaspora faaliyetlerini ve teşkilatlanmayı yurt dışında iyi bir şekilde hayata geçiriyorlar. Sözde “Ermeni soykırımı” iddialarını Avrupa Parlamentolarına taşıyan Ermeni diasporası şimdi de Türkiye Ermenistan sınırının açılmasında ciddi çalışmalar yapmaktadır. Türkiye ve Azerbaycan diasporası hassas olan bu konuya acilen müdahale etmeli asla ve asla Türkiye Ermenistan sınırının açılmasına imkan vermemeli. Türkiye için hazırlanan tuzakların bir yeni yolu da, Türkiye Ermenistan sınırının açılmasında saklı. Her hangi bir siyasi kurumda yer alan kadınlarımızın faaliyeti de bizleri çok sevindirir o bakımdan Gönül Hasanlı gibi Azerbaycanlı Türk kadınlarının da Azerbaycan diasporasında temsil olunması çok büyük takdirle layıktır. Gönül hanımın da düşüncelerindeki demokratik fikirler artık Türk kadınlarının da, siyasette yer almasını ve söz söyleme hakkını kazandığını gösteriyor. İşimin çok yoğun olduğu sırada Yaşar Muğanlı’nı dinleyemedim (DDAK) üyesi olan Yaşar beyin de diğer arkadaşlarla aynı düşüncede olduğu kanaatindeyim.

      Timur Eminbeyli’nin sorularını yanıtlamak için canlı yayına telefonla katılan grubun diğer üyelerinden Güney Azerbaycan’dan olan Federal Demokrat Harekatının “İnam” projesindeki Bütün TV temsilcisi Ali Mollazade idi. A. Mollazade özellikle de Güney Azerbaycan Türklerinin sorunlarına deyinerek, bizim televizyonumuz varlık için, var olmak için mücadele ediyor dedi. Hedefimiz içeride mücadele eden insanların hizmetinde olmaktır. Ali bey federasyonun zor dönemlerden geçtiğini ve onu yıkmak için tehlikelerin olduğunu söyledi. Fakat hakikat keskin bir kılıç gibidir her zaman eğrini keser dedi.

       A. Mollazade Azerbaycan diasporasının teşkilatlanması konusuna da deyinerek, içtimai teşkilatlar ve siyasi teşkilatlar ortak bir noktada birleşmelidirler dedi. Siyasi teşkilatlarda her kes kendi bakışları ile bu işi devam ettiriyor. İran Türklerinin kendi devletlerini, kendi hakimiyetlerini ve kendi parlamentolarını kurmalarını temenni eden Mollazade, her bir milliyetçinin arzusu da odur ki, milleti bağımsız olsun dedi.

Tüm bunlaradan başka özellikle Irak ve Uygur Türkmenlerini unutmamaız gerekiyor ve ayrıca bölüm ayırmanızı temenni ederiz. Çalışmalıyız ki, VA.TV’nin yayınladığı “İNAM” programı  bütün Türk Dünayasının basın-yayın kurumu haline gelsin. Türkün Türkten başka dostu yok. Bizler şu anki durumda hem Irak Türkmenlerine, hem de Uyğur Türklerine sahib çıkmalıyız. Medya ve basın aracılığı ile bütün gücümüzle Kerkük Türklerinin peşmergeler tarafından katledilmesine izin vermemeliyiz. Irak Türkmenlerinin hak seslerini hakk tüm dünya kamuoyuna duyurmalıyız. Onların karşılaştıkları kanunsuzlukları eylemlerle sesimizi yükselterek ciddi şekilde dünya kamuoynunun dikkatine sunmalıyız! İlerde imkanlarınızı genişleterek tüm post Sovyet mekanı Türk topluluklarına ulaşmanızı ve programlar yayınlamanızı Allahdan arzu ederiz!!!

       Son olarak, Milli Mücadele Önderimiz Ebülfeyz Elçibey’in “Bütün Azerbaycan” davasını sürdürmek için Güneyli Kuzeyli bütün Azerbaycan Türklerini mücadeleye çağırıyoruz.

      Bu dava bitmez. Bu davayı sonsuza kadar sürdüreceğiz…

      Azerbaycan bütün olana kadar sürdüreceğiz.

 

                                                                               Ceyhun Musayev Gazeteci yazar. Azerbaycan. Bakü. 

                                                                       Sevil İrevanlı Bibliyoğraf Türkiye. İstanbul.