ABDnin
NATOsu
Aran
ERDEBILLI
NATO 4 Nisan 1949 yılında ABDnin başkenti
Washingtonda imzalanan Kuzey Atlantik Antlaşmas ile kurulmuş
olan askeri ittifakın adıdır. NATOnun ana amacı, o dönemde
tehlike görülen Komünizmin yayılması ve
sonra da 14 Mayıs
1954te Kurulacak Varşova Paktı ülkelerinden gelecek bir saldırıya
karşı Güvenlik İşbirliği amaçlayan büyük bir
antlaşmadır. Varşova Paktının 1991de dağılmasıyla,
meydan NATO için boş oldu. Savunma ittifakı olan NATO Sovyetler Birliğinin
dağılmasıyla karşısında savunacak birisi kalmadı.
Hatta Varşova Paktının da çökmesiyle birlikte NATOnun da
bir işlevi kalmamıştır.
Günümüzde NATOnun
masraflarının büyük bir kısmı ABD tarafından karşılanmakta
ve NATO, yılan gibi kabuk değiştirerek eski NATO olmaktan çıkmaktadır.
28-29 Haziran 2004 de, düzenlenen 17inci İstanbul zirvesinde 26 üye ve
20 ortak ülke katılmıştı. Bu zirve, NATOnun kurulduğu
yıldan beri en önemli ve tarihi bir zirve olmuş ve NATO için yeni
bir rota kazandırmıştır. NATOnun İstanbul
Bildirisindeki en önemli konu, terörizm ve kitle imha silahlarının
yer aldığı tehditlerin ABD ve Avrupanın birlikte hedef alındığı
kabul etmekte ve buna karşın dünyanın bir çok bölgesinde terörizmle
mücadele etme, güvenliği ve istikrarı sağlama uğraşı
içinde olduğu vurgulanmaktadır(!). Bununla birlikte NATO, teörizmle
mücadele konusunda 8 maddelik eylem planını açıklamıştır.
Böylece, NATOnun bugün karşı karşıya olduğu
tehditler geçmişte olduğundan çok daha geniş bir coğrafıyadan
kaynaklanmaktadır. NATOnun Komünist blok yerine görünen yeni düşmanı,
terörizm, fiilen de radikal İslam Ülkeleridir. Nitekim ABD başkanı
Bush yine geçen hafta bir konuşmasında, İslamcı Faşistlerkelimesini
kullanmıştır. Görünen o ki, bu terörizm ve terörün arkasında
büyük güçler vardır. Günümüzde terör, bu güçlerin işine ve
çıkarlarına hizmet etmektedir. Bu terörüzmde ABDnin adlandırdığı
İslami terördür. Bu adlandırma ve oyunla iki kule yıkılmıştır
ve yerine ise, iki ülke Afganistan ve Irak alınmıştır.
Üçüncü ülke İran ise, çözülme sürecine gitmektedir. Geçekten de,
İran İslam Cumhuriyeti demokrasiden yoksun ve nükleer silah elde etme
çabasındadır. Çünkü, petrol ve dogalgaz sahibi ve OPEC üyesi olan
bir İrannın, nükleer enerji elde etme çabasının dünyayı
kandırmadan başka bir anlamı yoktur. Bu arada, Suriyede
ABDnin gözünden kaçmamaktadır. Meseleye derin bakıldığında
Batı(ve ABD) tarafından İran,
Suriye, Lübnan, Filistin ve Hizbullah, bölge güvenliği ve
istikrarına tehdit oluşturan
ve iddia edilen ülkeler ve örgütler. Fakat 11 Eylül 2001 saldırısı,
Orta Doğuda iki karşıt blokun ortay çıkmasına daha
da kolaylık sağlamıştır. Bir tarafta, Batı(ve ABD-İsrail),
diğer tarafta ise, İran, Suriye, Lübnan, Filistin, Hizbullah ve hetta
sistemleri bir birine zit olan, İran-Venezoela ve Kuzey Kore bir birlerini
ABDye karşı olarak desteklemekteler.
NATOnun
bölgede özellikle Ortadoğu ve Kafkaslarda stratejik planları
olmaktadır. Bu planlar bölgede ABD tarafından yavaş yavaş
uygulanmaktadır. İsrail-Lübnan meselesinde, İsrail işgal
ettiği yerlerin yarısını BMlere gücüne devretti. Hemen
BMler 1701 sayılı karar aldı. Bu kararın uygulanması
büyük bir ihtimal. Bu kararla, ABD ve İsrailin kazanması anlamına
gelmektedir. Birleşmiş Milletler Barış Gücü olarak(UNIFIL)
ve NATO 15 bin kişilik kuvveti Lübnanda yerleştirecektir.
ABDnin NATOsu bölgeye yerleştiği zaman brinci İsrai-ABD
planı uygulanmıştır. Dolayısıyla, bu planla
ABDnin bölgedeki projesine engel yaratn İranın da gücü
azalacaktır. Bu planla, İrannın vurucu kolu olan/olacak
Hizbullahı olası bir
İran saldırısında kontrol edilecektir.
Özetle, NATO 21. yüzyılda
yeni düşmanının global terörizm olduğunun kabul edilmesi,
Afganistandaki NATO güçlerinin artırılamsı, Irak polisinin
NATO ülkeleri tarafından eğitilmesi ve NATOnun ABDnin Büyük
Orta Doğu Projesinde desteği, ABDnin kazanılmlarından
sayılabilir.Öyle ki, ABD nereye gitmek isterse, önce askerleri gidecek ve
kısa bir süre sonra da NATOyu devreye sokacaktır. NATO bölgeyi
üs olarak kullanıp, Orta Doğudan Kafkaslara kadar geniş
bir coğrafiya da Terörrü yok etme amacı ve bahanesiyel,
ABDnin ordusu olarak ilerlemeyi hedeflemektedir.