
İRAN
TÜRKLERİNE YAPILAN
İran, Ortadoğunun çok
uluslu ve nüfusu 70 milyonu bulan ülkesidir. Ancak İrandaki mevcut
rejim sadece Farslara ulusal kimlik, siyasi, kültürel ve sosyal haklar tanıyarak
Farsçılık adıyla hareket etmektedir. Oysa Farslar nüfus bakımından
İranın sadece %32ını
oluşturmaktadır. İranın geri kalan %68lık
nüfusu ise Fars olmayan halklardan oluşmaktadır. İranın
%45i,
yani 32 milyonluk nüfusunu ise Türkler teşkil etmektedir. Türkler nüfus
olarak İranın
genelinde
oturmakta olup millet olarak kendilerini Türk etnik adı
ile tanımlamaktadırlar.
Bu da ülkedeki nispi çoğunluğu Türklerin oluşturduğunu göstermektedir. Türkiyeden
sonra Türk nüfusu bakımından
dünyanın ikinci büyük Türk ülkesi konumunda olan İran,
yaklaşık bin yıl boyunca Türkler tarafından yönetilmiş, Selçuklulardan Kaçarların
sonuna kadar Türk kültürünün birbirinden değerli eserlerini barındırmaktadır.
1925
yılında
İranda İngilizlerin desteği ile yapılan bir darbe ile Türklerin
bu ülkedeki hâkimiyetine
son verilmiş,
Fars-Ariya ırkçılığı devletin resmi ideolojisine çevrilmiş,
o günden beri İrandaki Türk
varlığı ve kimliği ile ilgili en ufak iz ve kalıntıyı
bile silip yok etmek, Fars etnik öğenin kontroluna geçen Devletin ana
stratejisine çevrilmiştir. Ve o günden beri Türkler ikinci sınıf
vatandaş muamelesi görerek her türlü temel insani haklardan (dil, din,
medeni, kültürel, insan hakları gibi
temel hak ve hürriyetlerden) mahrum edilerek yoğun
bir Farsçılık
baskısına maruz bırakılarak İranın diğer
halklarıyla birlikte Fars kimliği içinde eritilmek istenmiştir.
Pehleviler döneminde (19251979) İngiliz,
Amerikan baskısı ve desteği
ile yürütülen bu etnik zulüm, maalesef İran İslam Cumhuriyeti döneminde,
Fars-Ariya ırkçılığına İmamı Şiilik kökten
dinciliği de eklenerek, Fars-İmami sentezi şeklinde devletin
resmi ideolojisine çevrilmiş ve artarak ettirilmektedir. Bugün İranda
200 bin Ermeninin ve 30 bin Yahudinin kendi okulları, ana dillerinde
eğitim görecek yüksek eğitim kurumları bulunduğu halde 30
milyonluk Türke böyle bir hak tanınmamaktadır. Yine her yıl
24 Nisan günü İrandaki
Ermenilere başkent Tahran sokaklarında sahte ve uydurma Türklerin
Ermenilere Soykırım Yaptığının Yıldönümü
dolayısıyla hükümetin desteğinde Türkiyeyi
protesto gösterilerine karşı,
aynı hükümet aynı olaylar döneminde Kuzey İran veya Güney
Azerbaycanda Ermeni çetelerinin yaptığı katliamlar sırasında
vahşice öldürülmüş 300 bini aşkın Türkün anısına
İran Türklerinin yapmak istedikleri, hiç bir anma törenine izin
vermemektedir.
İran
resmi gazetelerinde Türkler hamam böceği olarak karikatürize
edilerek aşağılanmaktadır. İran İmami
Şii Faşistleri
Türklerin inançlarını hiçe sayarak (İran Türkleri inanç olarak Caferi ve
Kızılbaş Alevilerden oluşmaktadır), onları İmami-Farslaştırmak
resmi devlet politikası doğrultusunda, onların kendi inançlarını
özgürce yaşatmasını engellemektedir. Son örnek olarak Ekim
2004 tarihinde devlet güvenlik güçleri Koşaçay şehrin Alevi köylerine,
Ana dilleri Türkçe ve kendi inançları olan Aleviliği özgürce yaşamak
istediklerini devletten resmi olarak talep ettikleri için, acımasızca
saldırarak çok sayıda insanın ölümüne sebebiyet vermiş,
bu olaylarda tutuklananlardan 5 insanımızı önce beş yıl
hapis ve ardından da idama
mahkum etmiştir. (2006).
Tüm bu sitemlere
karşı doğal olarak tepki haklarını kullanan Türkler 2231
Mayıs 2006
tarihlerinde ana dilimiz Türkçede eğitim
görmek istiyoruz pankartlarla yaptıkları gösteriler yüzünden
birçoğu öldürülmüş
ve binlercesi
hapse atılmıştır.
Iran faşistleri
sadece Türk halkına
değil, onların kutsal mekanlarına saldırılar düzenleyerek
Güney Azerbaycanda yarı açık bulunan çok sayıda Cem evini
kapatmış,
Miana şehrinde
bulunan cem evini ise yağmalayarak,
yakmışlardır.
İran yönetiminin bu çifte
standartlı yönetim anlayışını protesto ediyoruz ve bugün
İran hapishanelerinde işkence gören arkadaşlarımızın
serbest
bırakılmasını
istiyoruz. Kendi dillerinde okuma-yazma gibi temel insani haklarını
savundukları için çatışmalarda ve ölüm oruçlarında
şehit edilen arkadaşlarımızdan
rahmetle anıyor, Koşa-Çay
olaylarında
idama mahkum edilen Türk
Alevi soydaşlarımızdan
1-
Semend-ali Mohemmedi (Bey Memmetoğlu-59 yaşında), 2- Bahş-ali
Mohammadi (Bey Memmetoğlu-59 yaşında), 3- Yunus Ağayan
(Eyyuboğlu-24 yaşında), 4- Mehdi Kasimzade (Kubatoğlu-25 yaşında),
5- İbradolla Kasimzade (Kubatolğu-32 yaşında) suçsuz
olduklarını
belirterek özgür bırakılmalarını ve bugün İran
cezaevlerinde tutulan 11.000den fazla kendi kimliğini arayan gençlerimizi
ve özellikle ölüm
orucunda olan arkadaşlarımızın
(gazeteci yazar Abbas Lisani, Muzisiyen Hasan Demirçi, Şemstebriz
gazetesinin baş yazarı ve imtiyaz sahibi Ali Hamid İman, Hasan Raşedi
v.s
) isteklerini yerine getirerek derhal onların
serbest
bırakılmalarını
talep ediyoruz.
YAŞASIN
İRAN
TÜRKLERİNİN
TÜRKÇE EĞİTİM
VE
İNSAN HAKLARI
YOLUNDA
BAŞLATTIKLARI
MİLLİ
MÜCADELE