GÜNEY AZERBAYCAN MİLLİ HAKLARI SAVUNMA KOMİTESİ

(Gün.Az.-HAKSAV)

 

 

 

GÜNEY AZERBAYCAN

VE

24 NİSAN OLAYLARI

 Ankara

2004

 

GÜNEY AZERBAYCAN MİLLİ HAREKETİ

FAALLERİNİN TUTUKLANMALARININ YENİ DALGASI

 

 

Her sene 24 Nisan günü Daşnak partisinin yandaşı olan aşırı Ermeniler İran’ın içinde İçişleri Bakanlığı’nın izniyle, Ermenilerin geçen yüzyılda sözde soykırımı için Türkiye devletini mahkum etmek amacıyla göstermelik sergi ve gösteriler düzenlemektedirler. Bu olay da, bu iddiaların sahteliği ve asıl soykırımın 1917’de Güney Azerbaycan’da, geçen asrın başında ve son dönemde Kuzey Azerbaycan’da, özellikle Karabağ’da Ermeni Daşnkları tarafından yapılmış olması ve bu törenlerin de amacını aştığı ve yayılmacılık bahanesine çevrildiği gerekçesiyle İran’daki Türk nüfusun tepkisini toplamaktadır.

 

Nisan’ın son haftası içerisinde, Tahran’da Ermenilerin Türklere karşı sözde soykırım adına siyasi propaganda törenlerinin tarihi olan 24 Nisan gününe yaklaştıkça, Ermenilerle Azerbaycanlılar arasında küçük çatışmalar çıkmış ve Güney Azerbaycan Milli Hareketi’nin 20’ye yakın gönüllüsü tutuklanmıştır. Bunlardan sekizi 20 Nisan gecesinde toplu olarak Tahran’da bir Azerbaycanlı faalin evinde tutuklanmış ve meçhul bir yere götürülmüşlerdir.

20 Nisan 2004 gecesinde, Azerbaycan Milli Hareketi’nin önde giden isimlerinden:

1. Mühendis Gulamrıza EMANİ (G. Azerbaycan Milli Hareketi’nin en uzun siyasi mahpusu; Güney Azerbaycan Şura Teşebbüs Grubu Başkanı),

2. Said MUHAMMEDİ MUĞANLI (daha önce Ruhaniyet Özel Mahkemesi’nce yargılanmış),

3. Mühendis Mahmud FAZLİ (AZBİLTOP öğrenci teşkilatının kurucu üyelerinden; Işık dergisinin kurucusu; dördüncü kez tutuklanmış),

4. Yüksek Mühendis Seyid Cevad Erkin MUSEVİ (Çağrı dergisinin eski başyazarı; Çağrıkam Araştırma Merkezi’nin kurucusu; üçüncü kez tutuklanmış),

5. Dr. Alirıza ABDULLAHİ (şehit oğlu; AZBİLTOP merkezi şurası üyelerinden),

6. İbrahim CAFERZADE (üçüncü kez olarak tutuklanmış),

7. Said SADRİ,

8. Fazıl MUSEVİ,

sivil polis tarafından, Fazıl Musevi’nin evinde, Tahran’da tutuklanmışlardır.

Ayrıca, 21 Nisan günü Bayan Sara ABBASİ ve Bay Said MUHAMMEDİ, öğleyin Ermenilere karşı bildiriler dağıtırken Tahran’ın Veli-asr Dörtyol’unda tutuklanmışlardır.

22 Nisan 2004’te Azerbaycan Gençler Evi kurucusu ve ASMEK (Azerbaycan Siyasal Mahpuslarının Müdafaa Komitesi)’in merkezi şurasında bulunan Yakup SALİKİ-NİYA (İlgar MERENDLİ), öğleden önce iki Azerbaycanlı faalin hapse alınmalarıyla ilgili Tahran Emniyetinin (Agahi’nin) 8. Üssü’ne müracaat ettiğinde, gözaltına alınmıştır. ASMEK üyesi 24 Nisan günü öğleyin tutuklanmasından 48 saat sonra vesika bedeline yargılanmak üzere serbest bırakıldı.

 

Ayrıca Salikiniya beyin tutuklandığı tarihte, aynı komitenin üyesi bulunan, ASMEK’in sözcüsü Bay Said NAİMİ de Perşembe 22 Nisan 2004 gününde saat 23 sularında Kerec kenti çevresindeki kendi evinde tutuklanmış ve oturduğu evin 3 saatlik teftişi ardından kitapları ve bilgisayarına el konmuştur. Mühendis NAİMİ belirsiz bir yere götürülmüş ve daha sonra Kerec’in Recaişehr Cezaevi’nde hapsedilmiştir.

Y.Salikiniya ve S.Naimi ardından ASMEK’in diğer bir üyesi, Bay Rıza ABBASİ de Güney Azerbaycan’ın Zencan kentinde Cumartesi 24 Nisan 2004 gününde Merdüm-i Nov haftalık gazetesinin bulunduğu yerde tutuklanarak gözaltına alınmıştır.

ASMEK’in de verdiği haberlere göre, Cumartesi 24 Nisan sözde Ermeni Soykırımı günü ile ilişkin Tahran’da ve Güney Azerbaycan’ın Zencan kentinde Azerbaycan Milli Hareketi’nin faallerinden 12’si Tahran Ermenileri kilisesinin önünde, bu toplantıyı protesto amacıyla çatışmaya girdikleri gerekçesiyle tutuklanmışlardır:

1. Ferzad SAMEDLİ (uluslar arası yüksek lisans, Risalet gazetesinin eski siyasi köşe yazarı, Haber TV siyasi programlarının sunucusu),

2. Alirıza FERŞİ,

3. Mehdi KARADAĞI,

4. Hasan RAHİMİ BAYAT,

5. Sayyad MUHAMMEDİYAN,

6. Resul SAMEDPUR,

7. Bayan Perisa BABAYİ FERD (Mahnı Zencanlı, şaire),

8. Hamid İSMAİLİ,

9. Mes’ud YUSİFİ

10. Hafız SAMEDPUR,

11. Ayvaz SAMEDPUR

tutuklananların içinde yer almaktadır.

Görgü tanıklarının raporuna göre, Ermeniler Azerbaycanlılara saldırarak iki kişiyi bıçakla ağır bir biçimde yaralamışlardır.

Tutukluların birtakımı Tahran’ın 12 Ferverdin sokağındaki 8 Nolu Emniyet Dairesi’nde ve Tahran’ın Kelanteri-5 karakolunda tutulduğu daha sonra anlaşılmıştır. Baylar: Ferzad Samedli, Alirıza Ferşi, Mehdi Karadağı, Hamid İsmaili ve Mes’ud Yusifi hala Evin hapishanesinin tutukevinde bulunmaktalar.

Geçen yıllarda da Tahran kentinde Ermeni Daşnakları tarafından saldırıya uğrayan Azerbaycanlı gençlerin tutuklanarak sorgulandığı da söylenmelidir. Oysa, genellikle aşırı Daşnaksiyon teşkilatının üyesi olan Ermeniler hiçbir zaman sorguya tabi tutulmamışlardır.

 

ASMEK’in Merkezi Şura üyesi bulunan Bay Rıza Abbasi ve Merdüm-i Nov haftalık gazetesinin muhabiri Pazertesi 24 Nisan gece yarısı geçici olarak serbest bırakılmıştır.

ASMEK’in genel sekreter ve sözcüsü Mühendis Said NAİMİ (Terbiyet-i Müderris Üniversitesi yüksek lisans öğrencisi) hala hapiste bulunmaktadır. Kerec’in Recaişehr Hapishanesi’nde tutuklu bulunan Mühendis Naimi, Pazartesi 26 Nisan günü ailesi ile telefon görüşmesinde tutuklanmasının devam edeceği haberini iletmiştir.

Tahran’da 20 Nisan tutuklularından olan Mühendis Emani ise, Pazartesi 26 Nisan günü teminatla, geçici olarak serbest bırakılmıştır.

Cumartesi 24 Nisan olaylarında tutuklanan şahısların 4’ü ise (Baylar: Hafız, Ayvaz ve Resul SAMEDPUR, Sayyad MUHAMMEDİYAN) Pazartesi 26 Nisan 2004 günü geçici olarak, tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakılmıştır. Bay Ayvaz SAMEDPUR, Ermeni faşistleri tarafından yaralanmış kişilerdendi.

 

Üyelerinin birçoğu gözaltına alınan ASMEK, yayınladığı bildirilerde, Güney Azerbaycan milli faallerinin haksız yere tutuklanma ve baskıya maruz kalmasını ve emniyet organlarının ikili siyasetini kınayıp mahkum ederek Azerbaycan Milli Hareketi faallerine uygulana tazyiklere son verilmesini istemiştir. Bu Komite, 24 Nisan olayları sırasında Azerbaycanlılar ve Ermeniler arasında çıkan çatışmalarda İran’ın güvenlik kuvvelerinin şiddet içeren ve ayrımcı tavırlarına sert bir şekilde itiraz ederek Güney Azerbaycanlı gençlerin tek suçunun milli ve dini haysiyetlerini savunma olduğunu bildirerek tutuklananları savunmakta ve hapsedilenlerden özür dilenmesini ve Ermeni kıyımcılarla yasal ve ciddi davranmaları talebinde bulunmuştur.

 

Son olarak, 27 Nisan günü ASMEK üyelerinden, Sünni mezhebine mensup Güney Azerbaycan Milli Hareketi’nin öncülerinden, Urmu kenti Sevinç ve Buta derneklerinin merkezi şurasında yer alan ve geçen sene de Babek Kalesi kurultayı öncesinde hapse alınmış olan Alirıza CEVANBAHT KULUNCU’nun da tutuklananlar listesine eklenmesi, bu toplu tutuklamaların artacağının göstergesidir.

 

Güney Azerbaycan Milli Haklarını Savunma Komitesi’ne ulaşılan bilgilere göre, geçen sene Tebriz’de, 1947’de idam edilen Azerbaycan Milli Hükümeti önderlerinden Feridun İbrahimi’nin mezarı başında 12 Aralık 1945’in yıldönümünü anma töreninde tutuklanmış olan Hidayet ZAKİR, 17 Mayıs 2004 tarihinde, ayrıca Ayetullah MEHRBEYLU (Yürüş) de Tebriz’in İslam İnkılap Mahkemesi’ne çağrılmışlardır. Geçen sene, Bakırhan anma töreninde tutuklanıp yargılanmış olan Cengiz BAHTAVER, 2 sene hapis cezasına çarptırılmıştır.

 

Güney Azerbaycan Milli Haklarını Savunma Komitesi (Gün.Az.-HAKSAV), G. Azerbaycan’daki insan hakları savunucularının ve ASMEK üyelerinin serbest bırakılması ve baskıların kaldırılmasını isteyerek dünya beşer haklarının aktif kurum ve kuruluşlarını, G. Azerbaycan’da kültürel ve siyasal etkinliklerde bulunanlara İran İslam Hükümeti tarafından uygulanan baskı ve tazyiklere yönelmeye ve sessiz kalmamaya çağırmaktadır. Bu ciddi tutuklanma dalgasına karşı, İran tarafından uygulanan haber boykotu ve basın yayın organları, İnternet siteleri ve insan hakları derneklerinin sessiz kalması, Güney Azerbaycanlı Türk vatandaşların daha şiddetli baskılara maruz kalmasıyla sonuçlanabilir.

 

GÜNEY AZERBAYCAN

MİLLİ HAKLARI SAVUNMA KOMİTESİ

(Gün.Az.- HAKSAV)

Ankara- 30 Nisan 2004

 

 

GERİ TEPEN POLİTİKA

 

İran İslam Cumhuriyeti, Güney Azerbaycan Milli Hareketi’ne mensup kişileri geniş şekilde tutuklamaya başlamıştır. Tutuklamaların sebebi açıklanmasa da 24 Nisan sözde Ermeni Soykırım günü ile başlamıştır. İran Ermenileri her yıl 24 Nisan sözde soykırım gününü bahane ederek bu günü Türk karşıtlığına çevirmektedirler. Güney Azerbaycanlar da İran Ermenilerine bu fırsatı vermemek konusunda kararlı oldukları daha önce bildirmişlerdi. Güney Azerbaycan Milli Hareketi’ne mensup insanlar İran İçişleri Bakanlığı’na başvurarak 24 Nisan'da Ermenilerin Karabağ'da yaptıkları soykırım faciasını protesto etmek istemişlerdir. 24 Nisan günü Ermenilere her türlü faaliyet imkanı veren İran İslam Cumhuriyeti Güney Azerbaycan Türklerine bu fırsatı vermemiş, tam tersine geniş çapta tutuklama ve göz altına alma sürecini başlatmıştır.

 

İran İslam Cumhuriyeti’nin bu yaptıkları, Güney Azerbaycanlılar tarafından şaşkınlıkla karşılanmamıştır. Çünkü İran'da Fars merkezli yönetim Ermeniler ile tarihi dostluk ve işbirliği içerisinde olmuştur. İran'da rejim mahiyeti (İslam,cumhuriyet,şahlık..) ne olursa olsun, Ermeniler ile dostluk bağı kopmamış, her gün daha da pekişmiştir. İran'daki Fars merkezli yönetimin Ermeni ile dostluğu 1988'den sonra Azerbaycan-Ermenistan çatışmasında açık şekilde kendini göstermiştir. İran İslam Cumhuriyeti Ermenistan -Azerbaycan çatışmasında Ermenistan’ı desteklemiş ve Kafkasya ve Türkistan’da Rusya ile beraber Türk karşıtı bir politika takip etmişlerdir. İran’ın Ermenistan devletini desteklemesi Güney Azerbaycan Türklerinin bildiği bir gerçektir.

 

İran İslam Cumhuriyeti ülke içinde de Ermeni Daşnakların bütün çalışmalarına göz yummuş ve onların çalışmasına güvenli bir zemin yaratmıştır. Ermeni Daşnakların her türlü faaliyetine karşı koymak isteyen Güney Azerbaycan Türkleri tutuklanmıştır. Hükümet bu yıl, bu tutuklama olayını daha da genişletmiştir.

 

İran bu geniş tutuklama ile çeşitli hedefler takip etmektedir. İran yakın zamanda nükleer enerji konusunda ciddi gerginlik yaşamıştır. ABD, İran’ın nükleer enerji dosyasını hem G8 ülkelerin gündemine hem de BMT Güvenlik Konseyi’nin gündemine getireceğini açıklamıştır. ABD’nin bu açıklamaları İran’ı ciddi tedirginliğe sokmuştur. İran bu doğrultuda geniş çaplı diplomatik harekete geçmiştir. 24 Nisan’dan sonra Güney Azerbaycanlıları tutuklaması ABD ve dünyadaki Ermeni lobilerine karşı yaptığı bir jest gibidir. İran, dünyadaki Ermeni lobilerinin himayesini kazanmak için Güney Azerbaycan Türklerine açık şekilde şiddet ve baskı uygulama yoluna gitmiştir.

 

İran iç politikada geniş değişiklik yapmaya hazırlanmaktadır. 7. Meclis seçimlerini kazanan Muhafazakar blok 2005 Cumhurbaşkanlık seçimini kazanmayı hedef olarak seçmiştir. Muhafazakar blok kendi stratejisini Çin Modeli olarak adlandırmıştır. Bu modelin en önemli ve temel öğesi siyasal baskı ve şiddet olgusudur. İran İslam Cumhuriyeti yeni bir değişim aşamasında ilk şiddet politikasını Güney Azerbaycan Milli Hareketi’ne karşı uygulamıştır. İran İslam Cumhuriyeti’nin Çin Modeli projesinin ilk kurbanı Güney Azerbaycan Milli Hareketi olarak seçilmiştir.

 

Güney Azerbaycan Milli Hareketi’nin ilk kurban olarak seçilmesi, görünürde İran İslam Cumhuriyeti için hem küresel sistem açısından hem de iç politika bağlamında çok anlamlı bir seçimdir. Güney Azerbaycan Milli Hareketi dış destek açısından ciddi şekilde yalnızlık içerisindedir. Ayrıca dünya Ermeni lobileri de bu hareketin bitirilmesini istemektedir. Güney Azerbaycan Milli Hareketi ayrıca Fars merkezli basın ve medya tarafından ambargoya maruz kalmış durumdadır. İran içinde ve dışında faaliyet gösteren basın, Güney Azerbaycan Milli Hareketi haberlerini yaymamaktadır. Başka bir ifadeyle Güney Azerbaycan Milli Hareketi’nin bitirilmesi İran İslam Cumhuriyeti ve opozisyonun ortak noktalarıdır. Güney Azerbaycan Milli Hareketi’nin zayıflaması Fars milliyetçi siyasi akımların güçlenmesini sağlayabilir.

 

İran İslam Cumhuriyeti, Ermeni Daşnaklar ve opozisyondaki Fars milliyetçileri Güney Azerbaycan Milli Hareketi’nin zayıflatılması doğrultusunda tutuklama projesini desteklemektedirler. Bu hareketin hedefi Güney Azerbaycan Milli Hareketi’ni zayıflatmak doğrultusunda olsa da istenilen sonucun tam tersi olacaktır. Güney Azerbaycan Milli Hareketi’nin sahip olduğu güç, taban ve siyasi çalışmaların mahiyeti itibarı ile zayıflatılması pek de mümkün değil. Güney Azerbaycan Milli Hareketi, Güney Azerbaycan Türklerinin Azerbaycan-Türk kimliklerine toplumsal öze dönüş hareketinin ürünüdür. Güney Azerbaycan Milli Hareketi toplumun bütün katmanlarını kapsayan geniş tabanlı toplumsal öze dönüş sürecidir. Güney Azerbaycan Türklerinin toplumsal öze dönüş hareketi şiddet politikası ile gerilemez, tam tersine güç kazanabilir.

 

İran İslam Cumhuriyeti’nin bu yaptıkları milli hareketin kitle üzerindeki etkisini artıracaktır. Çünkü İran İslam Cumhuriyeti kendini İslam devleti olarak tanımlıyor. Kendini İslam dünyasının lideri olarak tanımlayan İslam Cumhuriyeti Ermeni Daşnakları desteklemek için Müslüman Türkleri ezmektedir. Söz konusu durum İran İslam Cumhuriyeti’nin İslamî kimliğini sorgulamaktadır. İran İslam Cumhuriyeti’nin bu yaptıkları Güney Azerbaycan Türkleri içinde ciddi tepki doğurabilir. Çünkü İslam rejiminin, Türkleri ezmek için İslam sloganının tam tersine davranması, onun gerçek mahiyetini açığa çıkarmıştır. Bu davranış ile İran İslam Cumhuriyeti, İslam adı altında sakladığı Fars şovenist kimliğini açığa çıkarmıştır. Söz konusu durumun Güney Azerbaycan Türkleri üzerine ciddi etkileri olabilir. İran İslam Cumhuriyeti’nin kendi bekasını Güney Azerbaycan Türklerini ezmekte araması, Güney Azerbaycan Milli Hareketi’nin toplumsal tabanını genişletebilir.

 

İran İslam Cumhuriyeti’nin bu yaptıkları içeride cereyan eden Güney Azerbaycan Milli Hareketi’nin siyasal söylemini de değiştirebilir. Güney Azerbaycan Milli Hareketi içeride kendi milli-medeni hareket olarak tanımlamaktadır. Güney Azerbaycan Milli -Medeni Hareketi kendi İslam rejimine karşı olarak tanımlamaktadır. Güney Azerbaycan Milli-Medeni Hareket hiçbir zaman “devrim karıştı” bir hareket olmamıştır. İran İslam Cumhuriyeti Güney Azerbaycan Milli Hareketi’ne karşı şiddet ve baskı uygulamaya kalkışırsa, Güney Azerbaycan Milli Hareketi’nin siyasal tutum ve pozisyonu değişebilir. İran İslam Cumhuriyeti, Güney Azerbaycan Milli Hareketi bastırmak ile onu devrim karşıtı bir pozisyona itebilir.

(HAKSAV)

BİLDİRİLER

24 Nisan Gösterisi Aleyhine

Azerbaycan’ın Kültürel ve Siyasi

Faallerinin Bildirisi

Azerbaycan’ın Cesur ve Uyanık Milleti!

Tarih uydurmacılığı , geçen asırlar içerisinde birçok cinayetler türetmiştir. Yolsuzlar hak etmedikleri hukuklarını alıp ve koruyabilmeleri için uluslar arası alanda bu tehlikeli tarih uydurmacılıkları, defalarla binlerce masum insanın canı pahasına tamamlanmıştır

Yalnız, geçen 10 yıl içerisinde tarih uydurmacılıkları Filistin topraklarında, Irak’ta, Güney Afrika’da, Randa’da, Balkanlar’da, Çeçenistan’da, Azerbaycan’ın Karabağ’ında, Keşmir’de vb. o bölgenin mazlum milletlerine korkunç felaketler yüklemiştir.

“Büyük Ermenistan Hülyası”nı Müslümanların yaşadıkları arazilerinin büyük bir bölümünde gerçekleştirmek için bir süredir Daşnak Ermeniler , şaşırtıcı tarih uydurmacılıkları ve korkunç savaş hevesleri ile gerçekleştirmek peşindeler.

Ermeni Faşistleri siyasi edebiyatında Güney Kafkasya’nın hepsi , Güney Azerbaycan’ın tamamı ve Türkiye’nin doğu arazisinin çoğunluğu Daşnak Ermenilerin hayallerindeki sınırlar sanılıyor. Onlar bu geniş İslam araziyi kendi ecdadının (atalarının) mirası sayarak bu arazinin asıl (yerli) milletini kendi düşmanı sanmakta ve tarihi Tebriz şehrini hep yaptıkları soykırım ve savaş alanına dönüştürmeyi planlamaktalar.

Birkaç yıldan beri şu insanlık hedeflerine ulaşmak için, Tahran’ın aldatılmış birtakım Ermenileri, Ermenistan’ın komplocu Büyükelçiliği, politikacı Grigoriyan kiliseleri ve cinayet yapan Daşnak teröristleri yönlendirmeleri ile bazı uydurma tarihleştirmeleri, 24 Nisan siyasi gösterisi çerçevesinde düzenlemekteler. Bu aşırıcıların mitingleri ve yürüyüşlerinde “Batı Ermenistan’ın kurtuluşu ve bölgenin Müslüman Türklerinin özellikle Azerbaycan Türklerinin mahvolması” gibi savaş başlatan sloganlar atılıyor. Yabancı ülke Ermenistan’ın bayrakları, İran’ın başkentinde dalgalanır ve Müslüman milletlerin haysiyet ve şanı, ayrıca tarihi vatanları en çirkin küfürlere ve en ciddi tehditlere maruz kalıyor.

Aslında 24 Nisan, Hoy, Urumiye, Salmas, Makü, Bakü, Hankendi, Hocalı, Kelbecer, Akdam, Fuzuli, Cebrail vb kent ve köylerinin Daşnak Ermenilerin en vahşi şekilde katledilen mazlum milletinin tarihinin saptırılmasının tecelli yeridir.

Tarih masum Müslüman ve gayri Müslüman (Türk, Kürt, Arap, Gürcü, Meshetti vb) insanlarının çılgınca soykırımını hiçbir zaman unutmayacaktır.

Ama, hayret edilecek şey, dünyanın bu en acımasız katillerinin, 24 Nisan gösterisi uydurarak şimdi tarihin en büyük mazlumluğu iddiacıları olmalarıdır! Masum bebekler ve mazlum annelerin kanını akıtmak ve halkın namusuna tecavüz etmekten başka bir şekilde rahatlamayan şu câni Daşnaklar, halihazırda en uyduruk iddiaları anlatmakla kendi mazlumluklarından söz ediyorlar!

Şimdiye kadar on milyonlarca Azerbaycan Türkü’nün metanet ve anlayışlılığı, Daşnak cânilerinin çelişkili tarih uydurmalarının karşısında ciddi bir tepkinin ortaya çıkmasını önlemişti. Ama Daşnak lobisinin bazı devlet organları, yerli ve yabancı haber ajanslarına kaygılandırıcı nüfuzunu, üstelik bazı Ariyacı şovenist akımlarla işbirliklerini göz önünde bulundurarak artık çile volkanı ve söz denizi olan bu millete sessiz ve sakin kalmak büyük bir rezilliktir diye düşünmekteyiz!

Biz Azerbaycanlılar yüksek sesle bildiriyoruz ki: Bugün İran’da faşist Ermeniler bir vatandaş gibi değil, Ermenistan’ın beşinci kolu olarak harekete geçmişler ve vatanımızın ulusal çıkarlarına darbe indirmekteler.

Bu faşistler, kendi muhalif dildaşlarına bile acımıyorlar!

Daşnakların geçmiş yıllarda Ermenistan’a istilâsı, Ermeni vatandaşlarına, özellikle genç kuşağa savaş, terör, yoksulluk, yolsuzluk, işsizlik, cinayet, göç ve kısacası korkunç zavallılıktan başka hiçbir şey kazandırmamıştır.

Daşnakların Ermenistan Milli Meclisi’nde birkaç yüksek düzeyli yetkiliyi katletmekle işledikleri tüy ürpertici ve cezasız kalan cinayetleri ve bunun yanı sıra Koçariyan’ın terörist meslekli ve Daşnak besleyen rejimine muhalif olan on binlerce Ermeni’nin itirazının kanla bastırılması, geçmiş yıllarda, özellikle son aylarda bir taraftan Daşnakların gayri insanı teşebbüslerini, öte yandan da Ermeni vatandaşlarının insanlık dışı şu hülyalara karşı nefretinin ne düzeyde olduğunu göstermektedir..

 

Biz Azerbaycanlılar, toplumun uyanık vicdanının bir parçası olarak devlet adamlarının uyuduğu şu dönemde, ülkemizin bütün kavimler ve milletlerini, milli namus ve toplumsal güvenliğimizi tehdit eden bu tehlikeler karşısında daha uyanık olmaya çağırıyoruz.

Gelin bir daha, dünkü ezilmiş ve çileli nesillerimiz gibi yeniden Ermeni Daşnakların insanlığa karşı tarihin en vahşi cinayetlerine tanık olmamak için, Ermenilerin daha beşikte öldürdüğü binlerle çocuğun hatırı için “uyanık ol!” diye bağıralım!

Şimdi, dini ve milli gayretimize dayanarak, Ermeni lobisinin çalışmalarının durdurulmasını ve milli birliğimize karşı olan 24 Nisan sahte sokak gösterisinin izninin iptalini devlet yetkililerinden ısrarla istiyoruz.

Nasıl olur da, bir İslam ülkesinde azınlık Ermenilerin Müslümanlara karşı fitneci yürüyüşlerine izin veriliyor, ama vatan namusunu savunmak için eşsiz özverilerde bulunan Azerbaycanlıların defalarca müracaatlarına rağmen, Ermeni Daşnaklarının Müslümanlara karşı yaptıkları soykırımlara yasal itirazlarını bildirmeye izin verilmemektedir?!

Biz, bu bildiriyi imzalayanlar, Daşnakların vasıtasıyla 24 Nisan sahte gösterisinin gerçekleştirildiği halde sessiz kalmayacağımızı bildiriyoruz.

Biz, Ermenilerin tarih uydurmacılıklarına itiraz etme ve büyük Ermenistan hülyalarını ifşa etmek için izin verilmesini istiyoruz..

Besbelli ki, aksi taktirde, anılan günde Tahran BMT bürosu önünde protesto toplantısı düzenlemeyi hak etmiş olacağız.

 

Azerbaycan Milli Hareketi’nin

Kültürel-Siyasi Faalleri

 

www.azadtribun.com

 

 

24 Nisan ve İran’da Tutuklananlar

1979’dan günümüze kadar İslam dünyasının liderliğini iddia eden ve ülke içinde ve dışında İslam dini adına propaganda yapan İran İslam cumhuriyeti din adına her türlü şiddet kullanmıştır. İran İslam Cumhuriyeti, şovenist bir Fars devleti olduğunu yakın zamanlarda Güney Azerbaycanlıları tutuklamakla açık şekilde ortaya koymuştur.

24 Nisan sözde ermeni soykırımını bahane ederek Türk varlığını hedef almak isteyen Ermeni Daşnakların siyasal çalışmalarını durdurmak isteyen Güney Azerbaycan Türkleri İran İslam cumhuriyetinin şiddet ve baskı makinesine maruz kalmışlar.Bu tutuklamalarla İran devleti Ermeni Daşnakların sınırsız Türk karşıtı propagandasına ciddi destek verdiğini bir daha açık şekilde göstermiştir.

Güney Azerbaycan Türklerin yasal protestosuna fırsat vermeyen İran devleti Azerbaycan Türkleri hakkında bastırma politikasını takip etmiştir. Azerbaycan -Ermenistan savaşında Ermenileri desteklediği gibi ülke içinde de Ermenistan Daşnaklarından yana tavır koymuştur. İran devletinin bu yaptıkları onun Fars şovenist simasını açık şekilde ortaya çıkarmıştır.İran devletinin yaptıkları insan haklarının temel ilke ve esaslarına terstir. Ayrıca İran devletinin bu yaptıkları onun Türk ve Azerbaycan düşmanlığını ortaya koymuştur.

İslam devleti 24 Nisan sözde Ermeni soykırımı gününü bahane ederek Güney Azerbaycan milli hareketini bastırma yoluna gitmiştir.İran devleti bu yaptığı ile ABD’de olan Ermeni lobisinin desteğini kazanmak ve İran ABD gerginliğinde Ermeni lobisinden faydalanmak istemiştir. İran İslam cumhuriyeti Fars-şovenist bir devlet olduğunu ve Türk düşmanlığı yapılandığını bir daha kanıtlamıştır. İran İslam cumhuriyeti ülke içinde ve dışında çirkin niyetlerine ulaşmak için Güney Azerbaycan Türklerini ezmek niyetini ortaya koymuştur.

İran, Güney Azerbaycan milli hareketine karşı başlattığı baskı ve şiddet politikasını durdurmazsa Güney Azerbaycan ve dünya Türkler ile karşı karşıya kalacaktır. Bu baskı Güney Azerbaycan milli hareketi ılımlı politikalardan vazgeçerek daha radikal tutumlar sergileyecektir. İran devleti bu doğrultuda Güney Azerbaycan Türklerine karşı başlattığı tutuklama projesini durdurmak ve tutukladığı insanları en kısa sürede serbest bırakmalıdır.

Bu bildiriyi yaparak İran devleti ve dünya kamu oyuna Güney Azerbaycan Türklerine yönelik baskı politikaları belirlemiş aşağıda tutuklananların isimleri verilmiştir:

 

Ali Rıza Ferşi

Cevad (Erkin) Musevi

Dr. Ali Rıza Abdullahi

Fazıl Musevi

Ferzad Samedli

Hasan Rahimi Bayat

İbrahim Caferzade

Mehdi Karadaği

Mühendis Mahmut Fazli

Perisa Babayi Ferd

Gulamrıza Emani

Resul Samedpur

Rıza Abbasi

Sara Abbasi

Sait Mahmudi

Sait Muhammedi Muğanlı

Sait Naimi

Sayyat Muhammedi

Yakup(İlgar) Salikiniya

 

Güney Azerbaycan Öğrencileri

Ankara- 25.04.2004

 

 

 

AZBİLTOP (Azerbaycanlı Biliyurdlular Toplumu)’un Azerbaycan Milli Harekatı’nın Üyelerinin Tutuklanmasıyla İlgili Bildiri

 

Her yıl 24 Nisan’da Daşnak partisinin çıkarlarını destekleyen Ermeniler, İran içerisinde ve İçişleri Bakanlığı’nın izniyle Türkiye devletini, yüz yıl önce Ermenilere sözde soykırım yapmasını kınama amacıyla sergiler ve gösteriler düzenlemeye girişmekteler. Oysa, bilimsel belgelere göre, Daşnak Ermenilerin bu iddialarında kuşku yeri var. Bir yatıştırma varsa da, Türkiye’de yaşayan düşman ordusunun 5. kolu olarak hareket eden Ermenilerin kendi ülkelerine ihanetleri nedeniyle gerçekleşmiştir. Ermeniler, bir zamanlar onların acımasız ve kalpsiz dindaşlarının İran içerisine göçtüklerinde, Azerbaycan milletinin onları sıcak karşılamasına karşın, Urmiye, Hoy, Salmas vb kentlerinde bir sürü cinayetlere el sürdükleri halde, İran içerisinde bu kadar mazlumluk iddiasında bulunmaktadırlar. 1917’de misafir Ermeniler Rusya ordusuyla işbirliğine girerek kısa bir sürede evlerinin kapısını onlara açan yüz binlerce suçsuz insanı katliam ederek birçoğunu da avare etmişlerdi.

Buna rağmen, dünyanın bilgili insanları Daşnak Ermenilerin Azerbaycan Cumhuriyeti’ndeki cinayetlerini unutmayacaklardır. İnsanlık tarihi, bu gün dindaşlarının İran İslam Cumhuriyeti içerisinde belgesiz cinayetleri protesto ettikleri Daşnak Ermeniler, geçen yüzyılda Azerbaycan kentlerinde, özellikle Karabağ’da sayısız cinayetler işlediklerine ve yüz binlerce suçsuz Azerbaycan insanını öldürdüklerine tanıklık etmektedir. Bu cinayetlerin etkileri hala devam etmektedir. Azerbaycan köy ve kentlerinin bir milyona yakın halkı, on yılı aşkın bir sürede İran ve Azerbaycan Cumhuriyeti sınırları civarında sürgün olarak yaşamaktadırlar. Oysaki onların yıkılmış evleri Ermeni ve Rus güçlerinin işgal ettiği bölgelerde bulunmaktadır.

Ermenilerin bu kadar cinayet ve ihanetlerine karşın maalesef İran İslam Cumhuriyeti hala ülke içerisinde onlara izin vererek onların düşsel politikalarının gerçekleşmesine olanak sağlamaktadır.

Geçen yıllarda Azerbaycan’ın bilinçli ve uyanık evlatları, özellikle üniversiteli kesim, kendi medeni ve uzlaşmacı yollarla, örneğin ilgili organlardan toplantı izni talebinde bulunmak, Ermenilerin uğursuz politikalarıyla ilgili yetkilerle tartışmak, Daşnak Ermenilerin cinayetleriyle ilgili yazı yazmakla Ermenilerin yayılmacılığını (yani Daşnak partisinin Yerevan’dan İsfahan’a kadar olan sözde Büyük Ermenistan yaratmak amacını) ifşa etme girişimlerinde bulunmuşlar. Ne yazık ki, yetkililer gerçeklere göz yumarak İran halkının gerçek çıkarlarının tersine adım atmaktalar. Öte yandan, bu yıl güvenlik ve polis güçleri, beklenmedik bir hareketle ve 24 Nisan bahanesiyle Azerbaycan Milli Hareketi’nin birtakım faallerini tutuklamakla mevcut medeni durumun polissileştirilmesine kalkışmışlar. Geçen birkaç gün içerisinde, Azerbaycan’ın siyasi ve kültürel öncülerinden ondan fazla insanı yakalanmış ve onların saklandıkları yere dair her hangi bir bilgiye ulaşılmamaktadır. Azerbaycanlı Biliyurdlular Toplumu özgür ve barışçıl insanlardan, özellikle Azerbaycan Milli Hareketi faallerinden Daşnak Ermenilerin ihanetlerinin ifşası için aşağıdaki maddeleri istemektedir.

1. Yetkilerden İran halkının güvenliğinin ve milli birliğin korunması için Daşnak Ermenilerin ihanetleri ve yalancı propagandalarını önleyerek onların faaliyetlerine izin verilmemesini istemekteyiz.

2. Bütün tutuklular kayıtsız şartsız serbest bırakılmalıdır.

3. İran İslam Cumhuriyetinden Urmiye, Hoy, Salmas, Hocalı, Ağdam, Şuşa, Fuzuli gibi kentlerde Daşnak Ermenilerin saldırısına uğrayan Azerbaycan milletinin şehitlerini anmak için, her sene törenler düzenlenmesine izin verilmesini, ayrıca, 17 Mart’ın Azerbaycan milletinin Daşnak Ermeniler tarafından soykırıma uğradığı gün olarak ülkenin resmi takviminde yer almasını talep ediyoruz..

4. Azerbaycan Milli Hareketi’nin bütün faallerini medeni ve demokratik çözümlerle arkadaşlarının serbest bırakılmaları için çaba göstermeye çağırıyoruz.

5. Bütün insan severlerden ve insan hakları uğrunda çaba gösterenlerden, son tutuklamaları kapsayan ve Azerbaycan’daki dönüşümlerle ilgili haberlerde Azerbaycan Milli Hareketi’nin faallerine yardımcı olmalarını beklemekteyiz.

 

Azerbaycanlı Biliyurdlular (Üniversiteliler) Toplumu

Tahran23.04.2004

 

BASINDAN DERLEMELER

 

Yeni Müsavat (Kuzey Azerbaycan Cumhuriyeti)

Tutuklanan Hareketçilerin Sayısı Artıyor

Daşnaklar ile işbirliği sergileyen molla rejimi Güneyli soydaşlarımızla ,karşı karşıya gelmiştir.

Sözde soykırım günü ile ilgili İran Ermenileri miting geçirmek isterken Azerbaycanlılarla çatışmanın baş gösterdiğine dair bilgiler ulaşmıştır. Güney Azerbaycan Milli Uyanış Harekatı’nın Bakü Bürosu’nun verdiği habere göre, çatışma sırasında onlarca soydaşımız yaralanmış (...) ve onların durumu ciddi rahatsızlık doğurmaktadır.

Dünya Azerbaycanlılarının Haklarını Müdafaa Komitesi’nin verdiği haberde ise tutuklananlar arasında Azerbaycan Milli Hareketi’nin aktifleri Sara Abbası ,Sait Mahmudi, İlgar Merendli ,Erkin Musevi, Dr. Abdullahi ,Fazıl Musevi, Mahmut Fazli, İbrahim Caferzade ,Sait Muğanlı ve Gulamrıza Emani yer almaktadır. Onlardan İ. Merendli, S. Muğanlı ve Sara hanım Abbasi’nin Tahran’daki 12 Ferverdin sokağındaki 8 nolu Emniyet Müdürlüğü’nde gözaltında oldukları bilinse de, diğerlerinden haber alınamamıştır.(...)

 

 

 

Radyo Ferda (Amerika)

Cemşid Zend’in Muhammed Naimi ve Salih Kamrani ile söyleyişisi

 

Güney Azerbaycan Milli Hareketi’nin Siyasi Faallerinden Sözde Ermeni Soykırımı Yıl Dönümünde Tutuklanması:

Mina Baharmest (Radyo Ferda):

Azerbaycan Milli Hareketi’nin siyası faallerinden 10’a yakın bir grup, toplu olarak Tahranda tutuklanıp belirsiz bir yere götürülmüşler.

Aynı zamanda geçmiş günlerde Azerbaycanlılarla Ermeniler arasında çatışmalar çıkmıştır. Ermeniler yarın 24 Nisan’ı Türklerin 1915-16 yıllarında onlara karşı soykırım uyguladıklarını anarak geçirecekler.

 

Cemşid Zend (Radyo Ferda):

Dün akşam Azerbaycan Siyasi Mahpuslarının Müdafaa Komitesi üyelerinden Said Naimi, sivil polisler tarafından kendi evinde tutuklanmıştır. Diğer kurucu elemanlarından İlgar Merendli ise Perşembe günü Azerbaycan’ın tutuklanmış faallerinin durumunu takip etmek için Tahran Emniyet Müdürlüğü’ne başvurduğunda tutuklandı.

Çarşamba günüde Azerbaycan’ın Siyasi faallerinden 8 kişi Fazıl Musevi’nin Ariyaşehir’deki evinde tutuklanmıştır. Said Naimi’nin kardeşi Radyo Ferda ile bir söyleşisinde kardeşinin tutuklanması ile ilgili şu açıklamaları yapmaktadır:

M.N: Dün gece saat 10’da evde oturmuşken kendisini onun arkadaşı olarak tanıtan 4-5 kişi kapıyı çaldı; kapıyı açtı, “Ben sizi tanımıyorum “dedi, ona bir mektup gösterdiler ve hiçbir bilgi ve belge bulunmadan sadece bir mektup göstererek (hükümleri varsa da bize göstermeden) eve girdiler. 3-4 saat süresince bütün yaşamımızı alt üst edip kardeşimi götürdüler.

C.Z: Kardeşinizi hangi suçlamayla tutukladılar?

M.N: Bize hiçbir şey söylemediler: Ben, “O benim kardeşimdir” dedim, “Bırakın programlarının ne olduğunu bileyim”. Bizim bir kelime bile söylemememize izin vermediler, hatta bize yalan olarak “Nöbetçi yargıcın yanına götürmek istiyoruz” dediler, sonra tüm söylediklerinin yalan olduğunu ve onu direkt Kerec’in, Rizvanşehir hapishanesine götürdüklerini anladık.

C.Z: Çarşamba günü de Mühendis Gulamrıza Emani, Said Muhammedi Muğanlı, Said Sadri, Mahmud Fazli, Fazıl Musevi, Seyid Cevad Erkin Musevi, Dr. Abdullahi ve İbrahim Caferzade sivil polisler tarafından tutuklanmışlardır.

 

Gulamriza Emani’nin avukatı Salih Kamrani, Radyo Ferda ile bir konu söyleşisinde bu grubun tutuklanma haberini doğrulamakta ve bulundukları yerin bilinmediğini söylemektedir.

Salih Kamrani: Evet doğrudur, ancak resmi kaynaklar ve organlar tarafından onaylanmamıştır. Benim elime ulaşan bilgilere göre müvekkilim Gulamrıza Emani, altı ay önce 4 yıl hapis ve sürgüne dayandıktan sonra Tebriz cezaevinden serbest bırakılmış ve özel işlerini yapmak için Tahran’a gelmişken Mühendis Gulamrıza Emani, eşliğindeki 7 kişi ile birlikte Ariyaşehir’de bu beylerin birisinin, Bay Musevi’nin evinde misafir iken sivil polisler tarafından tutuklanmış ve şimdiye kadar benim ve tutuklananların avukatları ve ailelerinin araştırmaları sonuçlanamamıştır. Hatta, İSNA ile bir konuşmamda yargı ve güvenlik yetkililerinden, en azından bunların saklandığı yer veya tutuklanmaları hükmünü veren organın belirlenmesine çalışmalarını istemiştik. Ancak, maalesef bir şey elde edemedik.

C.Z: Bay Emani veya diğer tutukluların Tahran’da veya ilçelerde siyasi faaliyeti var mıydı?

S.K: Bunların hepsi Azerbaycan’ın siyasi basın yayın, medya ve medeni faallerinden olup ün kazandıktan sonra Azerbaycan Milli Hareketi’ne gelenlerdendir. Ayrıca bunlarla birlikte iki kişide ASMEK(Azerbaycan Siyasi Mahpusları Müdafaa Komitesi) kurucularından olan Bay Said Naimi ve Bay İlgar Merendli’de onlardan bir gün sonra tutuklanmışlardır.

C.Z: Bay Kamrani! Yargılanıp hapse atılan Bay Emani dışında tutuklanmış olan bu beylerin her birisi bundan önce mahkemeye çağrılıp yargılanmış mıydı?

S.K: Evet, bakınız, ben Bay Emani’nin avukatlığını üstlendiğim için, ancak Bay Musevi, Bay Mahmud Fazli ve kendisi de din adamı olup son zamanlarda Ruhaniyet Özel Mahkemesi tarafından da birkaç kere çağrılmış olan Bay Said Muğanlı gibi diğerlerinin hepsi tutuklanma ve bu alanda oldukça geniş çalışma geçmişine sahip bulunmaktalar. Her halde ben bunların hepsinin medeni ve yasal faaliyetlerinin bulunmasına ve bir iki bağlamda da tutuklanıp hapse düşme sabıkasına sahip olduklarına inanmaktayım.

 

C.Z: Son birkaç günde Tahran’ın Ermenilerinin oturduğu caddelerin bazılarında Ermeniler ve Azerbaycanlılar arasında dağınık çatışmaların gerçekleştiği söylenmektedir. Her sene Tahran’da Ermeniler Nisan’ın 24. gününde Osmanlı hükümeti döneminde Türkiye’de oturan Ermenilerin öldürülenlerinin anılması amacıyla törenler geçirmektedirler. Görgü tanıklarının söylediklerine göre, son iki günde Azerbaycan siyasi ve kültürel faallerinin tutuklanması, büyük olasılıkla 24 Nisan yıldönümünde rahatsızlık ve gerginliğin önlenmesi amacıyla gerçekleşmiştir.

 

Peyk İran

E.Şahbaht/ öğrenci-Tahran

 

Tahran’da Ermeniler ve Azerbaycanlılar Arasındaki Çatışmalar

 

Tahrandan aldığımız bazı raporlara göre, Nisan’ın 20’sinden itibaren Azerbaycanlılarla Ermeniler arasında Saint Serkis kilisesi etrafında ve bu kiliseye ulaşan caddelerde çatışmalar ortaya çıkmıştır. (...)

Ermeni kaynaklar, Osmanlıların birçok Ermeni’yi katlettikleri iddiasındadırlar (...). Buna karşı Azerbaycanlılar ise Ermenileri, tarihi kökten saptırmakla birlikte son iki yüzyılda üç Kafkas, İran ve Osmanlı dolayında Müslüman ve gayri Müslim milletle aleyhine defalarca soykırım yapmakla, özellikle Araz nehrinin iki tarafındaki Azerbaycan’da kendi yayılmacı amaçları doğrultusunda yüz binlerce Müslüman Türk’ü öldürmekle suçlamaktalar. Azerbaycanlılar ayrıca, Kafkasların düşmesini ve Kaçar Korunur Memleketleri’nin bu bölgesinin ayrılmasının, Ermenilerin Abbas Mirze’nin ordusuna ihanet etmelerinden kaynaklandığını söylemekteler.

 

Tahran’daki son çatışmalarda 3 Azerbaycanlı kız ve erkek öğrenci bildiri yaymaktayken gözaltına alınmış ve 6 Türk siyasi-kültürel öncü ise toplu olarak tutuklanıp belirsiz bir yere aktarılmıştır. (...). Şimdilik sürtünmelerin artmaması için Tahran’da emniyet polisleri tarafından Saint Serkis kilisesi etrafında önlemler alınmıştır.

Kimi kaynaklara göre, Azerbaycanlılar devletten Ermenilerin 24 Nisan’da geçirecekleri mitingin iptal olunmasını istemişler.

 

 

 

 

 

 

 

www.iraneemrooz.com

 

BİRİSİ BAĞIRIYOR

(Tahran’da Türk-Ermeni Münakaşası)

 

Şark Gazetesi (Saide İslamiye): Onlar 15 kişiden daha azlardı. 24 Nisan’dan önce randevulaşmışlardı. Törenin başlamasından önce oradaydılar. Minibüsler öğrencileri getirdiler ve yavaş-yavaş kalabalıklaştılar. Onlar yine 15 kişiden daha azlardı. Tören başladı. Onlar slogan attılar, bunlar da.

Tören her sene olduğu gibi başladı. Ama, her senedeki gibi sakin değildi. Durum sakinleşmeden olay bütün dünyaya bildirilmişti. Haber böyleydi: “Tahran Ermenileri Mukaddes Serkis kilisesinde Ermeni soykırımına, Osmanlı devleti eliyle ve şimdiki Türkiye devleti tarafından, tarihi ve dini eserlerinin yok edilmesine itiraz gösterisi düzenlemişlerdi. Bu gösteriye katılan yaklaşık 600 kişi İran Parlamentosu’ndan ve diğer devletlerden Ermeni soykırımını (...) tarihi bir gerçek olarak kabullenmelerini istemişler.

 

24 Nisan 2004’te ne oldu?

Her sene Nisan ayının ilk günlerinde Ermenilerin yaşadığı mahallelerin duvarlarında Osmanlı devletini mahkum eden sloganlar görünürdü. Ama, bu sene sloganlar sadece Osmanlı devletini değil, Ermenileri mahkum eden sloganlar da görünmekteydi.

24 Nisan’da bulunan protestocular slogan atarak Osmanlı devletinin Ermeni soykırımını mahkum edip bunu bütün dünyaya duyurmak istediler; karşı tarafsa Ermenilere karşı slogan atmaya başladı. Onlar, Ermenistan devletinin Azerbaycanlılara karşı cinayet işlemekte olduğunu söylüyorlardı. Burada çatışmalar başladı ve itirazcı öğrencilerin bir kaçı yaralandı.

Azerbaycan Siyasi Mahpuslarının Müdafaa Komitesi “ASMEK” Tahran ve Zencan şehirleride öğrencilerin tutuklanmalarını bildirmiş.

Devlet adamları ise önemli çatışmaların olmadığını bildirmekte.

Cumhuri-yi İslâmi gazetesi aynı günde böyle yazdı: “Ermeniler ve Türkiye’nin eski davası, ki İran hiç birisiyle problemi yoktur, her sene İran’da rahatsızlığa sebep olmaktadır. Emniyet kurumlarının bu davanın İran’da sürmesine izin vermemeleri lazım!”

Türklerin bu soykırımı kanıtlayan hiçbir belge bulunmadığını savunuyorlar. Bir Azeri düşünürü bu konuyu şöyle açıklıyor: “89 sene Ermeniler bu soykırımı bütün dünyaya duyurdular, ama, dünyadaki hiçbir devlet açıkça bunu doğrulamadı. Bazı ülkelerin parlamentoları bunu kabul ettiyse de devlet sesiz kaldı. Bu sessizlik her şeyin Ermenilerin söylediği gibi olmadığını göstermektedir.

24 Nisan törenine itiraz eden öğrencilerden birisi şöyle söylüyor: “Bunlar sürekli soykırımdan söz ediyorlar, ama kimse 1992 olaylarını unutmamıştır! Soykırım o ise bu nedir?!”

Dagnezi Heter gazetesinin yazarı Mickel Viniyarski, hazırladığı raporda Ermenilerin Azerbaycanlılara karşı yaptığı cinayetleri açıklıyor.

Medya Kaşiger, Şark gazetesiyle yaptığı röportajda 24 Nisan 1915 olaylarıyla ilgili açıklamalar yapmakta.

Diuring the last week of the April 2004 as the previous years specially from 1991, some armenians began again a political propaganda ceremony against Turkey in Tehran.

İn actually fact they use the battles which be realized in Turkey at 1915 as an excuse to cover up the genocide of Azerbaijan Turks by Armenians in Urmiye, Khoy, Salmas (1917) and North Azerbaijan’s Qarabagh(1992).

During the wide operation which began from 20 April 2004 in Tehran and the cities of South Azerbaijan, about 20 persons (generally university students) as volunteer members of Azerbaijan National Campaign, captured by İslamic Republic of İran’s Police Force because of their rightful protestation against this propaganda ceremony.

 

İn order to manage such crisises and publishing true news about the events, the students of South Azerbaijan who are training in Turkey’s universities decided to assemble a temporary committee named: South Azerbaijan National Rights Defense Committee (Gün.Az.-HAKSAV).

 

 

We won’t allow the history to be diverted!

 

 

 

 

Azerbaycan Siyasi Mahpuslarının Müdafaa Komitesi (ASMEK) kurucu ve merkezi şura üyeleri

Sağdan sola: Mühendis Said Naimi, İlgar Merendli, Mühendis Alirıza Cevanbaht Kuluncu, Rıza Abbâsi.

Güney Azerbaycan/ Zencan, Ocak 2004

(komitenin kuruluşunun 1. yıldönümü)

 

 

 

 

Bütün Tazyiklere Karşın

ASMEK YAŞAMAKTADIR!

 

 

 

Gün.Az.-HAKSAV

Nisan 2004